Taraflar arasında görülen davada verilen 14.05.2013 tarih ve 2011/492 - 2013/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında acentelik sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalıyı karayoluyla şehirlerarası/uluslararası eşya taşımacılığı konusunda acente olarak tayin ettiğini, müvekkilinin cari hesap ekstresine göre davalıdan 45.566,73 TL alacaklı olduğunu, buna ilişkin yapılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, icra takibine vakii itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında acentelik sözleşmesi bulunduğunu, ancak müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını, hatta tam tersi alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın 45.566,73 TL alacaklı olduğunun sabit bulunduğu, her ne kadar davalı vekili itirazlarda bulunmuş ise de itirazlarının dayanaksız olduğu, bilirkişinin hem hukukçu hem de mali müşavir sıfatını birlikte taşıdığı gibi, konusunun en uzmanı kişilerden olması nedeniyle başka bir bilirkişiden rapor alınması talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptali ile takibin 45.566,73 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.324,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy