Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 19/02/2013 tarih ve 2011/137-2013/15 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin ticaret sicilinde tescilli olan . olan ticaret ünvanı ile nezdinde adına tescilli bulunan çok sayıdaki değişik yıllarda tescil edilmiş ibaresini esas unsur olarak kullanmak suretiyle tescil edilmiş markalarına iltibas teşkil etmek suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalı ticaret unvanında yer alan baresinin unvandan terkinine, davalı şirket adına kayıtlı adlı web sitesinin markaya tecavüz ve haksız rekabet kapsamında kullanımının engellenmesi, erişimin durdurulması, buna dayalı eylemlerin önlenmesi, men'i ve manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; baresini taşıyan ticaret sicilin eskiye dayalı olup kesintisiz olarak kullanıldığı, kullanımların yasal olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde; tarafların iştigal alanlarının farklı bulunduğu, şirket sözleşmelerinin unvanlara uygun düzenlendiği, faaliyetlerinin unvan ve esas sözleşmeye uygun olarak farklı alanlarda olduğu, iltibasın, tecavüzün oluşmayacağı, terkine gerek bulunmadığı, internet alan adının markaya tecavüz, haksız rekabet oluşturmadığı ancak davalı tarafından kullanılan ibaresinin davacı markasının tescilli olduğu alanda kullanımının bir gerekçeye dayanmadığı, markaya tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalı ...ibaresinin ticaret ünvanından ve sicilden terkini istemine yönelik davanın reddine,
internet erişim alan adının kullanılmasının haksız rekâbet teşkil ettiğinin tespiti ile buna dair davacı isteminin reddine, davalı tarafından kullanılanbaresinin davacı tarafın tescilli markasının bulunduğu alanlarda kullanımı bakımından tecavüzün önlenmesine, bu anlamda bu ibarenin yer aldığı reklam, kartvizit, broşür gibi tüm yazılı evraklar ve tanıtım vasıtaları ile tabela ve yol kenarında halka açık alanlarda bulunan levhaların toplatılmasına ve imhasına, bu suretle markaya vaki tecavüzün men'ine ve durdurulmasına, takdiren 2.000 TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 107,42 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 13.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy