MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2013 tarih ve 2011/527-2013/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin...ın yasal mirasçıları olduğunu, merhum ...'ın davalı şirketin kurucu hissedarlarından olup 199 ve 200 numaralı 2 adet kurucu hisse senedi ile 198,15 TL karşılığı nama yazılı hisse senedi sahibi olduğunu, müvekkillerinin herhangi bir genel kurul toplantısına davet edilmediği gibi, kendilerine herhangi bir kâr payı ödemesi de yapılmadığını, müvekkilleri tarafından açılan kâr payı talepli davaların müvekkilleri lehine sonuçlandığını, ancak davalı şirketin her seferinde müvekkillerinin taleplerini dava yolu ile yerine getirmeyi tercih ettiğini, müvekkillerinin kurucu hisse senetlerinden ve nama yazılı hisse senetlerinden kaynaklı temettü alacağının ödenmesi için ... 7. Noterliği'nden 13.06.2011 tarihli ve 20390 yevmiyeli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak sözlü olarak konunun yönetim seviyesinde görüşüldüğü belirtilmesine rağmen bu güne kadar bir sonuç alınamadığını, sadece mali tabloların taraflarına ulaştırıldığını, bu mali tablolardaki bilgiler esas alınarak kendileri tarafından yapılan hesaplamalara göre, müvekkillerinin 2002-2010 yılları arası hak etmiş oldukları kurucu hisse senedinden ve nama yazılı hisse senedinden kaynaklı kâr payı alacaklarının işlemiş faiz hariç 197.000 TL olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı tutularak davalı şirket nezdindeki 2 adet kurucu hisse senedi ile 198,15 TL karşılığı nama yazılı hisse senedinden kaynaklanan 2002-2010 yılları arasında varisler adına tahakkuk etmiş olan temettü ve kâr paylarının tespitine, şimdilik 197.000 TL'nin tahakkuk tarihlerinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi oranına göre hesaplanacak faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, kurucu intifa senedi sahiplerinin kâr payı talep haklarının BK 126/4 maddesine göre 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacıların murisi Feyyaz R.Işıl'ın 15.03.1956 tarihinde düzenlenen 199 ve 200 no'lu kurucu
hisse senetlerinin maliki ve 198,15 TL karşılığı nama yazılı hisse senedi sahibi olduğunu, davacıların murisine şirket ana sözleşmesinin 40. maddesi ve TTK'nın 368. maddesi hükümleri uyarınca şirkette kayıtlı adresine her genel kurul öncesinde yazılı bildirimde bulunulduğunu, kurucu intifa senedi sahiplerinin kârdan istifade haklarının ilk sermaye miktarı ile sınırlı olduğunu, kurucu hisse senedinin, kurucular kurulu kararı ile bir defaya mahsus çıkarılmış olup bedelinin sabit olduğunu, bedelli veya bedelsiz sermaye artırımları ile miktarının değişmeyeceğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27.12.1976 tarihli, 4169/5656 sayılı kararının bu yönde olduğunu, yerleşik Yargıtay uygulaması doğrultusunda davacının kâr payı talebinin haksız ve mevzuata aykırı olduğunu, dava dilekçesinden 2002-2010 yılları arasında tahakkuk etmiş olan temettü ve kâr payları olarak 197.000 TL'nin nasıl hesaplandığının anlaşılamadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bir şirket akdine dayanan ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasındaki davalar 5 yıllık zaman aşımına tabi olup, davacıların şirket ortağının mirasçıları olduğu, somut olaydaki davanın ise, şirket ortağının mirasçıları ile şirket arasında olduğu, bu nedenle 5 yıllık zaman aşımının söz konusu olacağı, zaman aşımı süresinin ise BK 128 madde (eski), BK 149 madde (yeni) maddesi gereğince alacağın muaccel olmasıyla işlemeye başlayacağından, kar payı alacağı da genel kurul kararı ile muaccel hale geleceğinden, en son 2010 yılı için 31/03/2011 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında temettü dağıtılmasına karar verildiği, talebin 2002-2010 yılları arasında tahakkuk eden kar payına ilişkin olduğu, dava tarihinin ise 13/10/2011 tarihi olup, dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süreden öncesine ait (13/10/2006) tarihinden öncesi muaccel hale gelen kar payı (temettü) alacakları için zaman aşımı süresinin dolduğu, davacıların miras bırakanı ...'ın 13/11/1988 tarihinde vefat ettiği, davacıların mirasçı olduğu ve davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açıldığı, davacıların murisi ...'ın, davalı şirket nezdinde 199 ve 200 no'lu kurucu hisse senetleri sahibi ile nama yazılı hisse senedi sahibi olduğu, şirketin ana sözleşmesinin 53. maddesinde kar payının nasıl ve ne şekilde dağıtılacağının kararlaştırıldığı, davalı şirketin eski ünvanının ... Genel Sigorta A.Ş. olduğu, davacılara kar paylarının ödenmediği ve bu kar payları hakkının tahakkuklarından dolayı davacı mirasçıların davalı şirketten alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 197.000 TL'nin, dava tarihi olan 13/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak, payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,093,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy