MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/04/2013 tarih ve 2009/338-2013/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı şirket denetçileri, denetçisi oldukları şirketin eski yönetim ve denetim kurulu, şirket muhasebe müdürü, şirket ortağı ve çalışanı olan davalıların gerçeğe aykırı eylemleri ile şirketi zarara uğrattıklarının tespit edildiğini, yönetim kurulu üyeleri olan davalıların işletmenin kaynaklarını şirketin ticari amaçları doğrultusunda kullanmaları gerekirken, basiretsiz davranarak gerçeğe aykırı ve yanıltıcı belge düzenlemek ve kullanmak suretiyle, şirketi bilerek ve isteyerek zarara uğrattıklarını, şirket varlıklarında azalışa neden olduklarını, denetim kurulu üyelerinin ise kendilerine yüklenen kontrol ve uyarı görevini yapmadıklarını, dava konusu zararın doğumunda davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL'nin davalılardan temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, temlik alacaklısı vekili ıslah dilekçesi ile 1.211.802,00 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı ..., davanın redddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın husumet, zamanaşımı, usul ve esas yönünden reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Asıl davada mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ..., ... ve ...’in 01.01.2005- 31.12.2005 döneminde davacı şirketi toplam 1.138.402,68 TL tutarında zarara uğrattıkları, ancak davalı olan ... 'ın davacı ... tarafından gayri kabili rucü olarak ibra edilmiş olması nedeniyle bu davalıdan talepte bulunulamayacağı, davalı ... hakkındaki davadan feragat edildiği, davalı ... ' ın davacı şirketteki denetçilik görevine ... tarafından 29.09.2005’de son verildiğinden davacı şirkette 29.09.2005–31.12.2005 döneminde denetçi sıfatı kalmadığından bu davalı denetçiden şirket zararının tazmininin talep edilemeyeceği, davacı şirket ile aralarında bir hizmet akdi bulunmayan davalı ... ile muhasebe müdürü üst düzeyde yönetici konumunda olduğu iddia edilen ...’ın, şirket zararından münhasıran Yönetim Kurulu üyelerinin sorumlu olmaları sebebiyle şirket zararının tazmininin ... ve ...'dan da istenemeyeceği gerekçesiyle davalılardan ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 14/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy