Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 13.03.2012 tarih ve 2010/331-2012/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından11.10.1999 tarihinde dayanılarak 550.000 TL tutarında kredi açılıp kullandırıldığını, borçlu kooperatifçe bu kredinin ortaklarına dağıtıldığını ve kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan müşterek ve müteselsil borç senetlerinin bankaya temlik edildiğini, bu temlik işlemi ile kooperatifin alacakla ilgili tasarruf hak ve yetkisinin kalmadığını, borçluların borçlarından kurtulmaları için kural olarak alacağı yeni alacaklı olan müvekkili bankaya ödemeleri gerektiğini, kooperatif ile ortakları arasında müşterek borçlu ve müteselsil borç senedi başlığı altında düzenlen sözleşmelerde yer alan ibarelerle ortakların temlikten haberdar olduklarını ileri sürerek, 12.982,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek % 26 değişken faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, tüm dosya kapsamına göre; kredi sözleşmesine dayanan alacağın, alacağın temliki hükümlerine göre davacıemlik edildiği, davacı bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığı ancak davalı olan borçlular tarafından, kasa tahsil fişleri ve ayrıcacelp edilen kayıtlara göre davalı borçluların kendilerine teslim edilen ve tütünü satın alan firma tarafından düzenlenen müstahsil makbuzu ile ödeme yapıldığı, bu durumda davaya konu kredi borcunun sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen şekilde kooperatife kısmen ödendiği, davalıların yasal faizi ile birlikte toplam 2.016,65 TL borçlarının kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2.016,65 TL'nin dava tarihinden itibaren 519,59 TL asıl alacak üzerinden yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy