MAHKEMESİ : HATAY 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/06/2013
NUMARASI : 2012/89-2013/300
Taraflar arasında görülen davada Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/06/2013 tarih ve 2012/89-2013/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu, müvekkilleri ile davalı şirket arasında açılmış değişik hukuk ve ceza davaları bulunduğunu, ortakların birbirinden güven duygusunu yitirdiğini, bu durumu davalı şirketin faaliyetinin durmasına ve zarara uğramasına yol açtığı gibi şirketi amacını gerçekleştiremeyecek hale getirdiğini ileri sürerek davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların sırf kendileri ile şirket arasındaki veya kendileri ile şirketin dava dışı ortakları arasındaki ihtilaflarından dolayı şirketin feshini istemelerinin haklı sebebe dayanmadığı ve davalı şirketin feshi için haklı sebeplerin ve koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı taraf diğer iddialarının yanı sıra, davalı şirketin gayri faal olduğunu ve davalı şirket ile arasında davalar bulunduğunu da ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan keşifte çekilen ve davalı şirkete ait işletmeye ait olduğu belirlenen fotoğraflardan makinelerin atıl bir şekilde bulunduğu ve iş yerinin faaliyetine ara vermiş bir işyeri durumunda olduğu görüldüğü gibi davacı da bilirkişiyi şirketin faal olduğu sonucuna götüren işyerinde çalışan şahısların sadece keşif gününde oraya geldikleri iddiasında bulunmuştur. Öte yandan, davacının diğer iddiası olan ortaklar arası huzursuzluk ve taraflar arasındaki davalar da yeterince incelenmemiştir. Mahkemece açılan bu hususların araştırılarak amacı gerçekleştirmede zafiyet yaratıp yaratmadığı üzerinde durulması ve haklı sebebin kanıtlanması halinde 6103 sayılı Kanun'un 3. maddesi delaletiyle 6102 sayılı TTK'nın 63/3. maddesi hükümleri de nazara alınarak bir karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy