(4721 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/11/2012 tarih ve 2010/110-2012/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı karşı davalılar vekili ve katılma yoluyla davalı karşı davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Kamil Ersin Ortaç tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinden E. A. ile davalı Akerler Tic. ve San. Koll. Şti. arasında 1993 tarihinde yapılan protokol uyarınca Akel markasının belli ürünler için kullanımına şartlı olarak izin verildiğini, ayrıca sözleşmenin 5. maddesi gereğince Akerler Tic. ve San. Koll. Şti. tarafından imal edilecek 2. maddede de sayılan emtianın Bursa'da toptancılık hakkının E. A.'ya ait olduğunun kabul edildiğini, ancak protokole rağmen ürünlerin ve Bursa bayiliğinin müvekkiline verilmediğini, senelerdir verilmeyen bayiliğin verilmesi için ihtar çekildiğini, ihtara rağmen protokol gereğinin yerine getirilmediğini, protokolün 6. maddesine göre 10. yılın sonunda feshedilmemesi halinde aynı şartlarla yenilenmiş sayılacağını dolayısıyla da protokolün 7 Ekim 2013 yılına kadar uzamış sayılacağını, davalının protokole aykırı olarak ipek eşarp üretmesi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek protokole göre verilmesi gerekip de verilmeyen ürünler ile bölge bayiliğinin verilmemesi nedeniyle uğranılan zarar karşılığı şimdilik 10.000 TL'nin hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, protokolü davacı E. A. ile davalı şirketin imzalaması nedeniyle davacı şirketin dava hakkının bulunmadığını, davanın protokolün akdinden tam 13 yıl sonra kötü niyetli açıldığını, 5. maddeyle E. A.'ya bayilik verilmesinin müvekkilinin 2. maddede belirtilen ürünleri üretmesine bağlandığını, müvekkillerinin Akel markası ile bu güne kadar hiç bir üretim yapmadığını, protokol ile kendisine bırakılan imalat hakkını kullanmadığını savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında da, protokolle E. A.'nın kesik elyaf ve poliyon emtiasının imalatını, müvekkili şirketin ise ipek krepdöşin, ipek jakar, poly krepdöşin ve poly jakar imalatını Akel markası ile yapacağının kararlaştırıldığını, E. A.'nın üretim hakkı müvekkiline ait emtiayı imal etmeyeceğini taahhüt etmesine rağmen karşı davalıların, belirtilen ürünleri Akel markası ile birlikte ürettiklerini ve bu şekilde sözleşmeyi ihlal ettiklerini ileri sürerek 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmenin feshedilmemesi halinde 10 yıl süreyle yenilenmesi öngörülmüş ise de, yenilenme bir yana sözleşmenin yürürlükte olduğu ilk 10 yıl içinde dahi bu talep dile getirilmediğinden tarafların sözleşmeyi zımnen feshettikleri veya karşılıklı olarak taahhütlerinden vazgeçtikleri sonucuna ulaşıldığı, kaldı ki bu kadar uzun süre sözleşmeye uyulmayarak karşı tarafta bu yönde bir güven oluşturulduktan sonra bu aşamada hakkın ileri sürülmesinin MK 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğu, öte yandan sözleşmeyle bayilik verilmesinin davalının üretim yapması koşuluna bağlanmış olduğu, davalı tarafından üretim yapılmadığı ve üretim için sözleşmede bir zorunluluk da öngörülmediği, diğer yandan E. A.'nın ipek eşarp ürettiğinin tespit edilemediği gerekçeleriyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı karşı davalılar vekili ve katılma yoluyla davalı karşı davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı karşı davalılar vekili ve katılma yoluyla davalı karşı davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı-karşı davalılardan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacılardan alınmasına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy