MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/.../2011 tarih ve 2011/177-2011/189 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 29/01/2013 günü hazır bulunan davacı SRC Yapı Mlz. San. ve Tic. Ltd. Şti vekili Av. ... ile davalı ... ... Şubesi Müdürlüğü vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı kişilerle taşınmazın devri konusunda anlaştıklarını, devir bedeli olarak bir miktar nakit para ile davalı nezdindeki hesabından keşide edilen toplam 220.000 TL olan 5 ayrı çekin verildiğini, dava dışı kişilerin edimlerini ifa etmemesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi feshederek istirdat davası açtığını, satış bedeline ilişkin olarak ileri tanzim tarihli verilen çeklerle ilgili takibe konulmaması yönünde mahkemece tedbir kararı verildiğini, tedbir kararı konusunda davalının bilgilendirildiğini, ayrıca ibrazı halinde ödeme yapılmaması konusunda müvekkilinin başvuruda bulunduğunu, istirdat davasına konu ... ayrı çekin dava dışı akit kişilerce başkalarına ciro edildiğini, ibrazları sonrasında tedbir kararı şerhinin vurulduğunu, buna rağmen dava dışı hamillerin davalı bankaya karşı ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının bu takiplere itiraz etmediğini, tedbir kararı ve uyarı bulunmasına rağmen müvekkili şirketin kredi hesaplarına girilerek bloke edip üçüncü şahıslara ödediğini, müvekkili şirketin zararına hareket ettiğini ileri sürerek, toplam 105.000 TL'nin müvekkili hesaplarına iadesine, istirdadına ve tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 30.000 TL tutarlı çekin ihtiyati tedbir varlığı nedeniyle gerekli şerh yazılarak ödenmeden hamiline iade edildiğini, dava dışı hamilin bu tedbirin istirdat davası taraflarına münhasır verildiğini, kendilerini ilgilendirmeyeceğini, ödeme yapılması gerektiği yönünde ihtarname çekmesi sonrasında tedbir kararının salt davacı ile dava dışı akitlerine münhasır olarak açılan istirdat davasına ilişkin verildiğinin tespit edildiğini, anılan hamilin müvekkili aleyhine başlattığı takip sonucu çekin icra dosyasına ödendiğini, 35.000 TL tutarlı çekle ilgili aynı işlemin yapıldığını, borcun aslının ödendiğini, fer'ilerine itiraz edildiğini, 40.000 TL tutarlı çekle ilgili takibin tamamına itiraz edildiğini müsait olmadığını, yapılan işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı kişiler arasında taşınmaz satım sözleşmesi imzalandığı, devir bedeline mahsuben dava konusu çeklerin de verildiği, akdin ifa edilmemesi sonrasında dava konusu üç adet çeki de kapsar şekilde istirdat istemli dava açıldığı, anılan davada taraflar arasında hüküm ifade etmesi koşulu ile verilen çeklerin icraya konulmasının durdurulması yönünde tedbir kararı verildiği, çeklerin hamilleri tarafından ibraz edilmesi sonrasında davalı bankanın tedbir kararını gerekçe göstererek ödeme yapmadığı, bu yönde çeklerin arkasına şerh verdiği, daha sonra çeklerin hamilleri tarafından icra takiplerine başvurulduğu, davalı bankanın ihtiyati tedbir kararının davanın taraflarına münhasır verildiği gerekçesiyle 30.000 TL ve 35.000 TL tutarlı çeklerin icra aşamasında ödendiği, 40.000 TL tutarlı çekle ilgili olarak hesabın müsait olmaması nedeniyle ödeme yapılmadığı, tedbir kararının davanın tarafları dışında hamilleri bağlamayacağı, ibraz halinde hesabın müsait olması halinde ödeme yapmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.