Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 12/04/2013 tarih ve 2012/723-2013/250 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı olarak, dava dışı tarafından personeli olan davalıya kullandırılan kredinin borçlu tarafından ödenmemesi nedeniyle müvekkili şirket tarafından 7.249,50 TL’nin sigorta ettiren bankaya ödendiğini, bu suretle müvekkilinin dava dışı sigortalısının hakkına halef olduğunu ileri sürerek, söz konusu tutarın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davalı sıfatı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulü ile, 7.249,50 TL'nin 14/04/2003 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya isabet eden faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 371,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy