MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2013 tarih ve 2013/29-2013/157 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “DURU” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 12.04.2010 tarihinde görsel, sesçil ve umumî intiba olarak müvekkilinin tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturacak biçimde 2010/23887 kod numaralı, 4. sınıf ürünleri içeren "DURA+SEKİL" ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, başvurunun Resmi Marka Bülteni'nde ilânı üzerine müvekkilinin tanınmış markalarıyla iltibas oluşturacak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak da ... tarafından 2012/M-4I52 sayılı kararla reddedildiğini ileri sürerek, hukuka aykırı kurum kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve şirket vekilleri, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının DURU ibareli markalar ile davalının DURA ibareli başvurusundaki ibarelerin görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde, başvuruda bulunan ve itiraza konu ürünler bakımından karıştırmaya sebebiyet verebilecek seviyede aynı veya benzer olmadığını, ortalama alıcı kitlesi nazarında iltibas veya ilişkilendirme doğmasının mümkün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının markalarının davalı başvurusunun kapsamında yer alan 4. Sınıf ürünleri içerdiği, ancak davacının "DURU" ibareli markalarıyla davalının "DURA+ŞEKİL" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bunun sonucunda "DURU" markalı ürünleri satın almak isterken "DURA+ŞEKİL" ibare ve biçimli başvuru konusu işareti taşıyan ürünleri satın alma yahut hizmetlerden yararlanma biçiminde bir
yanılgıya düşmeyeceği; aksinin kabulünün hayatın olağan akışına ve normal hayat tecrübelerine de aykırı olacağı, yargılama konusu tetkikatın tescil belgelerinde bulunan ibarelerin orijinal hâline göre gerçekleştirilmesinin gerekmesi ve tescilden sonra fiili kullanıma konu edilecek işaret ve ambalaj kompozisyonlarını içermemesi karşısında, davacı itirazlarının reddine dair kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy