Taraflar arasında görülen davadaverilen 24.04.2013 tarih ve 2012/202-2013/91 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "" ibareli markalar mesnet gösterilerek ... tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa "" kelimesinin coğrafi kaynak belirttiğini ve bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, .. 23.07.2012 tarih ve 2012-M-1943 sayılı kararının iptaline ve müvekkili markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalının, müvekkili markalarında yıllardır kullanılan "" ibarelerini birleştirerek ve kötüniyetli olarak marka oluşturduğunu, "" kelimesinin de kaynak ve memba suları emtiasını refleks olarak hatırlatacak bir kelime olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, "" ibaresinin su ürünleri yönünden coğrafi kaynak bildirdiğine ilişkin kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı, davalının tescilli markalarında ilk bakışta " ibarelerinin göze çarptığı, davacı başvurusunda hem " kelimelerinin asıl ve ayırt edici unsur konumunda bulundukları, başvuruda iyiniyetle ve dürüstçe kullanıldıklarından sözedilemeyeceği, her iki markanın aynı tür ürünleri içerdikleri, su ürünleri alıcısı konumundaki ortalama tüketicilerin iki markayı ilişkilendirmesinin kaçınılmaz olduğu, "" ibaresinin coğrafi kaynak bildirdiği kabul edilse bile başvurunun davalının "" ibareli markasıyla ilişkilendirileceği, davalı markalarının tescilinin hukuki varlığını sürdürdüğü müddetçe başvurunun tescil edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy