Taraflar arasında görülen davada verilen 21.02.2013 tarih ve 2008/167-2013/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının elektrik şebekesi yapım işinin ihaleye en uygun teklif veren kaldığını, yüklenici ile davacı arasında 17/07/2006 tarihli sözleşme imzalandığını, yüklenici tarafından davalı şirkete sigortalı sigorta ettiren de olmak üzere inşaat all-risk sigortası yapıldığını, 09/10/2007 tarihinde hırsızlık olayının meydana geldiğini, davacı şirketçe yüklenicisine bedeli ödenmiş bir kısım malzemelerin çalındığını, davalı şirkette başvurulmasına rağmen hiçbir gerekçe gösterilmeksizin talebin reddedildiğini ileri sürerek; 141.881,31 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının hırsızlık sonucu çalındığını iddia ettiği malların bir kısmının müteahhidin borçlarına karşılık olarak haczedildiklerini, bir kısmının ise yine müteahhidin bilgisi dahilinde 07/10/2007 ve 09/10/2007 tarihlerinde arafından müteahhit firmanın maddi sıkıntılarının çözülmesi amacı ile inşaat sahasından alındıklarını, inşaat sahasından alınan malların hırsızlık sonucu alınmadığı gibi inşaat all risk sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalan bir hasara uğramadığını, davacının taleplerinin davaya konu poliçe teminatı dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre;elektrik şebekesi yapım işinin inşaat all risk sigorta poliçesiyle davalı şirket nezdinde sigortalandığı, dosya içerisinde bulunan asliye ceza mahkemesinin gerekçeli kararının incelenmesinden sigorta ettiren firmasının ortaklarından tarafından taşeron firmalara olan borcu nedeniyle davac firmasına ait malzemeleri dava dışı borçlularına verdiği, TTK'nın 1278. maddesi gereğince sigortacının, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin kastından veya aksi mukavelede yazılı değilse sigorta edilen malın ayıbından doğan hasarları tazmine mecbur olmadığı, zararın sigorta ettiren şirket ortağının kasıtlı hareketi neticesinde meydana geldiği, davalı ... şirketine zararı tazmin yükümlülüğünün yüklenemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy