Taraflar arasında görülen davadaMahkemesi’nce verilen 26/03/2013 tarih ve 2012/171-2013/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin adlı işyerinin web sitesi tasarımı ile markası için kurumsal kimlik geliştirmesi ve bununla ilgili her türlü hizmetler için davalı ile 27.05.2008 tarihli bir sözleşme akdedildiğini, davalının 8.000,00 Euro tutarındaki ilk taksit için fatura düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini ancak müvekkilinin bu ilk taksitten çok daha fazlası olan 24.052,74 TL'yi davalının hesabına havale ettiğini, davalının yapması gereken işlerin 17 madde halinde tek tek sıralandığını ancak aradan geçen uzun zamana rağmen davalının sadece bir logo çalışması sunabildiğini ve hiçbir ciddi çalışma yapmadığını, davalıya yapılan uyarıya rağmen davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, 28.08.2008 tarihinde gönderilen ihtarname ile verilen 15 günlük sürenin de sonuçsuz kaldığını, böylece davalının yükümlülüklerini yerine getirmesinin artık beklenemeyeceğini ileri sürerek, taraflar arasındaki 27.05.2008 tarihli sözleşmenin feshine, müvekkilinin bu sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve sözleşme gereğince davalı şirkete ödenen 24.052,74 TL kısmi fatura bedelinin sebepsiz zenginleşme kuralı uyarınca faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sektöründe öncü bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 27.05.2008 tarihinde bir sözleşme imzalandığını ve müvekkilinin bu sözleşme hükümlerine göre edimini yerine getirmeye başladığını, detaylı araştırmalar yapılarak aksiyon planı hazırlanıp davacıya gönderildiğini, markanın ismi konusunda çalışmalar yapıldığını, çalışmaların başlangıç aşamasında uzun zaman aldığını, birdenbire olmayacağını, ayrıca bazı aşamalarda davacının da çalışmalara katılması gerektiği halde bunu yapmayarak gecikmeye sebebiyet verdiğini, müvekkilinin gerekli tüm dikkat ve özeni göstererek sözleşmeye göre çalışmayı yürüttüğünü buna karşılık davacının kötü niyetli olarak ve sözleşmeye konu bedeli ödememek için yollar aradığını, sözleşmenin feshi için çaba gösterdiğini, müvekkilinin en az 15.500 Euro+KDV bedele hak kazandığını, fesih
.../...
-2-
için süre verilmediğini, sözleşmenin tek taraflı olarak feshinin mümkün olmadığını, müvekkilinin tüm edimlerini yerine getirdiğini, kaldı ki davacının müvekkilinin yoğun emek ve mesai harcadığını bildiğini ve bu sebeple kendilerine gönderdiği ihtarnamede sözleşme bedelinin %50-%50 oranında paylaşılmasıyla sözleşmenin feshini istediklerini, şimdi bu bedelin gündeme getirilmemesinin kötü niyetli davranış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalının üstlendiği yükümlülükleri tam olarak yerine getirmediği, sözleşmede öngörülen web sitesi ile ilgili olarak edimini ifa etmediği, kurumsal kimlik çalışması işini ise sadece %25'lik bir kısmı tamamlayabildiği, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnameye ve taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarına rağmen bir sonuç alınamadığı, dolayısıyla davacının sözleşmeyi fesh etmesinin haklı gerekçeye dayandığı, buna karşılık davalının yaptığı çalışmanın karşılığının da davalıya ödenmesinin icap ettiği, bilirkişi açıklamalarına göre davalının yaptığı işin karşılığı olarak hak edilen rakamın 3.750,00 Euro olduğu, bu rakamın dava tarihindeki Merkez Bankası kurlarına göre Türk Lirası cinsinden karşılığının 6.791,25 TL olduğu, davacının başlangıçta 30.05.2008 tarihli dekont ile davalıya ödediği 24.052,74 TL'den bu bedel düşüldüğünde davalı tarafından tahsil edilen 17.261,49 TL tutarındaki bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ve hakkaniyet gereği davacıya iadesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki 27.05.2008 tarihli sözleşmenin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ve bu sözleşmeden dolayı davacının halen davalıya borçlu olmadığının tespitine, 17.261,49 TL'nin, 30.05.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin iade talebinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 885,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy