Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 05/06/2013 tarih ve 2012/198-2013/124 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kağıt deseninden oluşan sayılı şekil markalarının sahibi olduğunu, anılan markayı taşıyan ürünleri 1996 yılından buyana piyasada yaygın biçimde kullandığını, ayrıca 1996/1973, 2003/4013 ve 2007/5319 sayılı kağıt ürünü desenlerinden oluşan tasarım tescillerinin de bulunduğunu, davalının 28.12.2010 tarihinde, müvekkili marka, tasarım ve fiili kullanımlarının konusu olan ürünlerinin biçiminin aynısını içeren sayılı tasarım tescil başvurusu ve ilânı üzerine müvekkilinin itirazda bulunduğunu, ancak itirazının nihai olarak tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığını ileri sürerek 2012/T-386 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan 2010/6787-5 sayılı tasarımların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve şirket vekilleri, ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre kararının davacı muterize 14.06.2012 tarihinde tebliğ olunduğu, iş bu davanın ise 60 günlük sürenin dolmasını müteakip 10.09.2012 tarihinde tarihinde açıldığı, her iki davalıya karşı kararının iptali istemiyle açılan davanın süresinde açılmamış olduğu gerekçesiyle reddine, hükümsüzlük davası yönünden ise, yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmayan 2010/6787-5 sayılı tasarım tescilinin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle davalı adına tescil olunan 28.12.2010 gün ve 2010/6787-5 sayılı tasarımın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy