Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 08.05.2013 tarih ve 2011/13 - 2013/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... Belediye Başkanlığı ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin dünyaca meşhur temsilcisi olduğunu, düzenlenecek organizasyonlarda münhasır yetkili ve marka sahibi bulunduğunu, ibareli 41. sınıf hizmetleri içeren markasının nezdinde tescilli bulunduğunu, düzenlenen Topluluğu'nun sahne alacağı yönünde tanıtım, reklam ve bilet satışlarının yapıldığının öğrenildiğini, oysa anılan festivalde müvekkilinin temsilcisi olduğu dans topluluğunun değil tamamen farklı bir topluluğun temsili gerçekleştirdiğini, haksız kazanç elde edildiğini ve müvekkili markasının itibarının zedelendiğini, bu suretle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yaratıldığını ileri sürerek eylem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılar ı ve ...'ndan 10.000,00’er TL'den toplam 20.000,00 TL maddi tazminatın tahsiline; her üç davalıdan da 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ve hükmün genelinde yayın yapan tirajı en yüksek beş gazeteden birinde ilan edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...vekili; müvekkili vakıf ileişletmesinin bağımsız tüzel kişiliğe sahip tacir olduğunu, davalı belediye ile vakıf iktisadi işletmesi arasında 2010 yılı festival halk dansları yarışması ve halk konserleri organizasyonu hizmetinin satın alınmasına ilişkin hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, yapılan sözleşmeden sonra vakıf iktisadi işletmesinin erilmesi konusunda sözleşme imzaladığını, ancak davacı ile ile anlaşma yapıldığını, vakıf iktisadi işletmesi ile
-2-
arasında konser için internetten bilet satış sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmeyi vakıf iktisadi işletmesinin temsilcilerinin imzaladığını, tarafından oluşturulan sanal bilet üzerine resmi korosudur..."açıklamasının bulunduğunu, davacı şirket tarafından müvekkili vakfa gönderilen ihtarname ile markasının kendileri adına tescilli marka olduğundan konser için getirilen koronun gerçek adının kullanılmasının istenildiğini, bunun üzerine vakıf iktisadi işletmesinin 02.07.2010 tarihinde elektronik mesaj göndererek internet sitesindeki korosu yerine acil olarakibaresinin kullanılmasını ve biletlerin de bundan böyle bu ibare ile basılmasının istenildiğini ve gereğinin yapıldığını, vakıf iktisadi işletmesi tarafından bastırılan büyük ve küçük tanıtım broşürlerinde ise ibaresinin kullanıldığını, sanal bilet ile ilgili sorunun öğrenilmesinden hemen sonra 02.07.2010 tarihinden itibaren sanal biletler üzerinden davacı markasının çıkarıldığını, müvekkili vakfın bilgisi dışında gerçekleşen marka kullanımından herhangi bir sorumluluğu olmadığını ve davacının herhangi bir zararı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
vekili, yetkisizlik itirazında bulunarak, müvekkili şirketin ilinde düzenlenen her türlü kültürel ve sanat etkinliğini ücretsiz ve ticari bir amaç gütmeksizin internet sitesi aracılığıyla halkına duyurduğunu, herhangi bir reklam ve tanıtım kastının olmadığını, yargılama konusu etkinliğin hiçbir aşamasında sorumluluk üstlenmediğini, protokol akdetmediğini, görsel bir tasarım hazırlamadığını, yayınlamadığını, etkinliğin sponsoru olmadığını, kendi isim ve logosunun etkinlikte kullanılmadığını, eyleme hiçbir katılımı bulunmadığını, bu nedenle iddia konusu marka hakkına tecavüz eyleminin faili olmadığını, internet sitesinde yayınladığı duyuruların gerçekliğini tahkik etmek gibi bir görevinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ...vekili; davanın muhatabının müvekkili belediye olmadığını, zira davacı markasının belediye tarafından kullanılmadığını, festivale katılacak sanatçı, topluluk, grup ve sair seçimlerin aralarındaki anlaşma gereği İktisadi İşletmesi tarafından gerçekleştirildiğini, herhangi bir sorumluluk taşımasının da söz konusu olmadığını, konserin tarafından verildiğini, hazırlanan broşürlerde konseri verecek topluluğun isminin doğru bir şekilde açıklandığını, internet sitelerinde bu şekilde belirtildiğini, festivalin ticari bir yanı bulunmadığını, herhangi bir hukuka aykırı eylemlerinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalılardan yönünden davanın husumetten reddine, davacının tescilli markasının kapsamında eğlence hizmetlerinin de yer aldığı, davalıların bir süre sanal biletler üzerinde tanıtım işaretini kullanarak eğlence hizmeti sunumu gerçekleştirilmesine aracılık ettiği, bu kullanımın diğer yayın kuruluşları tarafından öğrenilip halka bu şekilde aktarıldığı, hizmetlerin alıcısı durumundaki kişilerin, bu hizmetlerin davacı ile bağlantılı bir işletme tarafından sunulduğu yahut davalının bu hizmetleri davacı tarafından verilen bir lisans anlaşmasına uygun olarak markayı kullanarak piyasaya arz ettiği düşüncesine kapılmaları ihtimalinin yüksek olduğu, davacının markasındaki baresinin, davalıların .../...
-3-
hizmetinin sunuş ve tanıtımında biçiminde ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanılması, davacı markası ile davalıların hizmet sunumunda kullandığı belirlenen işaret arasında bağlantı kurulabilecek türden global bir baskı-algılama oluşturabilecek seviyede olduğu, davalı belediye ve vakıf iktisadi işletmesinin eylemin gerçekleşmesinde kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davalıların davacının marka hakkına tecavüzde bulunduğuna, davacının zararı ile yoksun kaldığı kazancının ve bu bağlamda talep edebileceği maddî tazminatın her bir davalının sorumluluğu 10.000.00 TL'nı aşmamak kaydıyla takdiren 15.763.00 TL, manevî tazminat miktarının 5.000,00 TL olarak saptanmasına, her iki tazminata eylem tarihi olan 05.07.2010'dan itibaren yasal faiz uygulanmasına ve davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karar, davalı vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 669,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden ...'ndan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.000,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'nden alınmasına, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy