Taraflar arasında görülen davada ozmaya uyularak verilen 26/03/2013 tarih ve 2012/1394-2013/479 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından dava dışı kredi kullandırıldığını, bu kredinin teminatı olarak ortaklardan alınan borç senetlerinin kooperatif tarafından müvekkili bankaya devir ve temlik edildiğini, ortakların sözleşmede imzalarının bulunması sebebi ile temlikten haberdar olduklarını, bu senetten kaynaklanan alacağın davalılarca müvekkili bankaya ödenmediğini ileri sürerek, 1.861,00 YTL’nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, senet metninde öncelikle kooperatife ödeme yapılması halinde borçtan kurtulacağı ibaresi bulunması nedeniyle koşulları tam olarak oluşmuş bir alacağın temliki işlemi bulunmadığını, müvekkillerinin dava dışı kooperatife ödeme yaparak borçtan kurtulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma kararı sonrası mahkemenin direnme kararına yönelik bozma kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde, dava dışı tarafından gönderilen cevabi yazıda söz konusu kesintileri dava dışı kooperatifin 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu gereği Tekel'e gönderdiğinin bildirildiği, 13.01.2000 tarih ve 2000/292 sayılı rehin işlemleri konulu yazıya istinaden kooperatif adına, üretici-kooperatif üyesi borçlulardan bu kesintilerin yapıldığı, aynı şekilde özel şirketlerinden Talabilmeleri için kooperatif adına üretici kooperatif üyesi davalılardan bu kesintileri yaptıkları, bilirkişi raporunda değinilen makbuzların ödemeye ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına,04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.