Taraflar arasında görülen davadk Mahkemesi’nce verilen 20/03/2013 tarih ve 2012/169-2013/60 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilin ibarelive ibareli 2005/2711 sayı ile tescilli tanınmış markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan ve tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak 9.sınıf ürünleri içeren kod numaralı ibareli davalı şirkete ait marka tescil başvurusuna itirazlarının reddine dair kararının iptaline ve davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı markaları ile başvuru konusu işaretin benzer olmasına karşın her birinin farklı tür ürünleri içerdiğini, bu nedenle iltibas doğmasının mümkün olmadığını, davacı markalarının tanınmış sayılmasını gerektiren belge, bilgi ve delil bulunmadığını, bu nedenle davalı başvurusunun tescilinin davacı markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağından yahut onun itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğinden de bahsedilemeyeceğini ifade ederek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket; davacının tanınmış marka iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının tescilli markaları ile davalının tescil başvurusunda bulunduğu markasının ortalama alıcıları iltibasa düşürecek kadar benzer olduğu, ancak davalının başvurusunun 9.sınıf ürünler için olduğu ve davacının markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmalarının mümkün olmadığı, davacının anılan markayı 9.sınıf ürünlerin de satışının yapıldığı mağazacılık hizmeti sunumunda kullandığını kanıtlayamadığı, davacının tescilli markalarının tanınmış marka olduğu kanısına da varılamadığı, davalı işaretinin kapsamındaki ürünlerin, davacı markasının kapsamındakilerden farklı türde olması nedeniyle davalının başvurusunun tescilinin, davacıya ait markanın itibarından haksız biçimde yararlanma sağlamasının söz konusu olamayacağı, kötüniyet olarak da değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.