Taraflar arasında görülen davada verilen 16/05/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 14/12/2011 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, ilgili toplantıda şirketin yönetim kurulu üyelerinin değiştirilerek yerlerine yeni üyelerin seçilmesine ve şirketin sermayesinin 100.000 TL'den 240.000 TL'ye yükseltilmesine karar verildiğini, söz konusu kararların kanuna, ana sözleşmeye ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek 14/12/2011 tarihinde yapılan genel kurulun 3 ve 4 nolu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, genel kurulun gerek göreceği herhangi bir zaman yönetim kurulu üyelerini değiştirme ve yeniden seçme hakkına sahip olduğunu, 20/06/2011 tarihinde artırılmasına karar verilmiş bulunan sermayenin tescilinin miktarın rakamsal olarak gösterilmemesi nedeniyle reddedilmesi üzerine tekrar bu konuda karar alındığını ve sermaye artırımının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulu üyesi ile şirket tüzel kişileri arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesi sayıldığı ve genel kurulun istediği zaman yetkilinin görevine son verebileceği, davalı şirketin sermaye artırımının ise davalı şirket hakkında yapılan icra takibi sonucu yapılan ödemeler ve ortaklardan alınan borç nedeniyle zorunluluk yarattığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 59,10 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy