Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 12/03/2013 tarih ve 2009/209-2013/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalıvekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı finans kurumunun şubesinde hesabının bulunduğunu, internet bankacılığı ile bu hesaptan 4 ayrı işlem ile toplam 13.150,00 TL’nin davalı şirkete havale edildiğini, buradan da davalı ... adına havale edilerek bu kişi tarafından paranın çekildiğini, davalı finans kurumunun müvekkilinin şahsi bilgilerini koruyamaması ve internet bankacılığı güvenlik sisteminin zayıflığı nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 13.150,00 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasına davalı finans kurumu ve ... dışındaki davalılar hakkındaki davadan feragat etmiştir.
Davalı vekili, ...’nin tek sefer girdiği şifre ile davacının hesabından anılan paraları çektiği, bunda müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, davalının kişisel bilgilerini iyi saklayamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin 13.05.2008 tarih, 2007/4420 Esas, 2008/6254 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının internet bankacılığı hesabını şifre ve parola kelimesinin kullanılarak girildiği, ancak sanal klavye kullanılması durumunda dahi şifrenin başka şekilde öğrenilerek hesaptan para çekilmesine engel olunamayacağının anlaşıldığı, çünkü davalı hesaptan para çekildiği tarihten önce yoluyla 2. işlem şifresi gibi ek güvenlik önlemlerini internet bankacılık sisteminde kullanmadığı, diğer zaman uygulaması, havale, gibi ek güvenlik önlemlerini kullanıcının keyfiyetine bıraktığı, müşteriyi zorunlu kılmadığı, bu nedenle somut olayda davalı bankanın ağır kusurunun bulunduğu, her iki davalının da davacının hesabından para çekilmesinde müştereken ve müteselsilen kusurlu bulundukları gerekçesiyle, davalı . ve davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
./..
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 673,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı alınmasına,11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy