Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 12.03.2013 tarih ve 2011/182-2013/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli “ibaresinin tescili için davalı kuruma başvuruda bulunulduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazın nihai olarak reddedildiğini, daval şirketin başvurusu ile müvekkili adına tescilli markaların benzer olduğunu ileri sürerek, kararının iptali ile tescili halinde davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, kararının doğru olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı vekili, taraf markalarının benzer olmadığını, davaya konu ibarenin davacının tekeline bırakılamacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı, davalının kötüniyetli olduğuna ilişkin olarak delil ve emare bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.