Taraflar arasında görülen davada verilen 16/05/2013 tarih ve 2012/547-2013/400 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, verilen 30.11.2009 tarih ve 9 O 681/09 sayılı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı vekilince daval tasfiyesinin tamamlandığı, şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, şirketin herhangi bir tüzel kişiliğinin kalmadığının bildirildiği, davacı vekiline, davalı şirketin ticaret sicil müdürlüğünden yeniden dava açmak üzere 1 ay kesin mehil verildiği, ancak davacı vekilinin 16.05.2012 tarihli son oturumda müvekkili ile irtibat kuramadıklarını, o yüzden dava açamadıklarını belirttiği, 1 aylık kesin sürede dava açılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.