MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/02/2013 tarih ve 2012/321-2013/375 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ...'in ... ... şubesinden çektiği krediye kefil olduğunu, 5510 Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'na ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına aykırı şekilde müvekkilinin emekli maaş hesabının tamamına bloke ve 385,00 TL haksız şekilde el koyulduğunu ileri sürerek, davacının maaş hesap üzerindeki blokenin kaldırılmasına, dava tarihi itibariyle davalı bankanın el koymuş bulunduğu miktar olan 385,00 TL ile dava süresince el konulması muhtemel diğer aylıkların temerrüt faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; İİK.nın 83. maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıya yapmış olduğu anlaşmanın geçerli olmadığı, borçlunun SGK emekli maaşı üzerine hacizler konulduğu, 5590 sayılı yasanın 93. maddesi gereğince emekli maaşı üzerine haciz konulamayacağı, haciz işleminin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının ... ... Şubesindeki emekli maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmasına, 385,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak ve hesaptaki blokenin kaldırılması istemlerine ilişkin olup; yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece davanın kabulüne, davacının emekli maaşı üzerindeki blokenin kaldırılmasına ve davalının el koyduğu alacağın temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Davacı yargılamada vekille temsil edilmiş, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen, davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM bölümünün 4 numaralı bendinden sonra gelmek üzere 5. bent olarak “Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.320,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibarelerinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy