MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2013 tarih ve 2012/173-2013/221 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/10/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin acenteliğine bağlı gemi tarafından dava konusu yüklerin ...’dan ... Limanı’na taşındığını, malların gönderileni olan davalının malları uzun süre almadığını, bu nedenle müvekkili şirketin konteynerlerinin ... Limanı’nda beklediğini, demuraj alacağının tahsili için başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerden dolayı gecikme olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davacının demuraj alacağından davalının sorumlu olup olmadığının eTTK'nın 1069.maddesine göre değerlendirildiği, gönderilen her ne kadar malları fiilen teslim almamış olsa dahi; malların tasarrufunu kendi üzerine geçirmiş olup; davacının tasarruf yetkisini ortadan kaldırdığı, davalının davayı ihbar ettiği şirketlerle olan ilişkilerinden doğan sorunlar nedeniyle malları teslim almadığının tespit edildiği, ancak davacı taşıyanın bu ilişkide taraf olmadığı, bu nedenle davacının konteyner demurajından doğan alacak talebinin kabul edilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 261,05 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy