Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 13.03.2013 tarih ve 2009/590-2013/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ortağı, müdürü ve aynı zamanda başhekimi olduğunu, davalının 12.03.1998 tarihli hisse devir sözleşmesiyle müvekkilinden 3 adet hisse satın aldığını, bu hisselerin tescili için dava açacağını, bu sırada müvekkilinin hisselerini başkalarına satmak amacıyla pazarlıklar yaptığını, devir halinde bundan zarar göreceğini ileri sürerek müvekkiline ait 1 adet hisse üzerine ihtiyati tedbir kararı aldığını, davacının aradan 11 yıl geçtikten sonra ihtiyati tedbir kararı almasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, konulan tedbir nedeniyle müvekkilinin prestij kaybına uğradığını, manevi açıdan zarar gördüğünü ileri sürerek, 15.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 2007 yılı sonuna kadar dava dışı şirketten kâr payı aldığını, bu tarihten sonra kâr payı dağılımı fiili ortaklar arasındaki sorunlar dolayısıyla ödenmemeye başlayınca müvekkilinin satın aldığı hisselerin tescil ettirilmediğini öğrendiğini, yapacağı hukuki mücadelenin sonuçsuz kalmaması için ihtiyati tedbir kararı aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının tedbir talebinin değerlendirilip konulduğu, tedbir konulmasında davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.