Taraflar arasında görülen davadaverilen 20.06.2013 tarih ve 2013/529-2013/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin keşide ettiği, diğer davalı ...'dan da ciro yoluyla müvekkiline geçen 18.000,00 TL bedelli bir adet çekin müvekkili elinde iken gaspedildiğini, açılan çek iptali davasının kabul edildiğini, buna rağmen çek bedelinin ödenmediğini ileri sürerek 18.000,00 TL'nin keşide tarihinden itibaren işleyecek faizi ve çek tazminatı ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, çek iptali kararının müvekkiline tebliğ edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, kesinleşen kararla dava konusu çekin hamili olduğunu kanıtladığı, bu karara dayanarak çek bedelini keşideci olan davalı şirketten ve lehdar olan diğer davalıdan isteyebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 18.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 922,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy