Taraflar arasında görülen davadhkemesi’nce verilen 14/03/2013 tarih ve 2012/127-2013/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 13.07.2010 tarihinden itibaren "arkasının. sınıf gümrük müşavirliği hizmetlerini de kapsayacak şekilde müvekkili adına tescil edildiğini, müvekkilinin gümrük müşavirliği alanında hizmet verdiğini, davalı şirketin müvekkiline ait ticaret unvanının neredeyse aynısı " unvanını tescil ettirip kullanarak müvekkili ününden, tanınmışlığından ve saygınlığından istifade etmek amacıyla kötü niyetli olarak hareket ettiğini belirterek, davalının marka hakkına tecavüzü ve haksız rekabetinin tespiti ile durdurulması ve önlenmesine, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan " ibaresinin terkinine ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin limited şirketi olduğu, davacının ise gerçek kişi tacir olduğunu, bu yön itibariyle unvanlar arasında iltibas bulunmadığını, bu iddianın yerinde olmadığını, bir iltibastan söz edilemeyeceğini, haksız rekabet söz konusu olmnvanı ileescil ve 10.06.2011 tarihli gazetede kuruluşunun ilan edildiği; faaliyet alanı içinde davacı gibi "gümrük müşavirliği" hizmetlerinin yer aldığı, bu unvanın ayırt edici ilavesi bir bütün olaralimeleri olarak düşünülebilirse de, "sözcüğü, holding veya başka bir hukuki çerçevede bir araya gelen şirketler topluluğuna ifade ettiğinden ayırt ediciliğinin bulunmadığı; davalı kullanımının tescili ticaret unvanı kullanımından ibaret olduğu; bunun dışında " ibaresini markasal olarak kullandığına dair bir iddia ve kanıt bulunmadığı, bu nedenle davalının markaya tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin kanıtlanamadığı gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulüne, davalı ticaret unvanında yer albaresinin terkinine, kararın kesinleşmesinden sonra masrafı davalı yandan alınmak suretiyle trajı 100.000’in üzerinde bulunan ulusal düzeyde yayın yapan bir gazetede ve bir defaya özgü olmak üzere gerekçe özeti ve hüküm fıkrasının ilanına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve katılma yoluyla davacı vekilleri temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre dava harca tabi bir dava ise temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Davalı vekilinin temyiz başvuru dilekçesi davacı vekiline 11/09/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından sistemi üzerinde gönderilen katılma yoluyla temyiz dilekçesinin 25.09.2013 tarihinde temyiz defterine kaydı yapılmış ve ancak temyiz harcının 04.10.2013 tarihinde yatırıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı vekili tarafından HUMK'nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi içerisinde temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilip, harcının da yatırılması işlemleri yerine getirilmemiş ve karar yasal süresi içerisinde temyiz edilmemiştir.
HUMK'nın 432/4. madde ve fıkrasına göre, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, birleşen davada davacı-asıl davada ihbar olunan vekilinin HUMK'nın 432/4. maddesi uyarınca temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nın 432/4. madde hükmü gereğince süre yönünden REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 06/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy