Taraflar arasında görülen davada verilen 04/10/2011 tarih ve 2010/208-2011/175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi daval vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markalar ile tüm ülke çapına yayılan market zinciri işlettiğini, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı başvuruda bulunduğunu, numarasını alan başvuruya müvekkili şirketin itirazlarının tarafından haksız bir şekilde reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, tescili talep edilen markanın müvekkili markası ile benzer bulunduğunu, ileri sürerek sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kararının isabetli olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirketin ticari hayatına 1990 yılında ev zararlılarıyla mücadele ürünlerini pazarlayarak başladığını, haşerelere karşı etkili ürünleri piyasaya sürdüğünü, davacının ise parekende sektöründe faaliyet gösterip açtığı mağazalar ile müşterilere hizmet verdiğini, müvekkilinin " marka başvurusunun 5. sınıfta tescilli olduğunu, davacı markalarından ise sadece 2004-25374 sayılı ibareli markasının 5. sınıfta tescilli olduğunu, bu markası ile de müvekkili markasının benzemediğini, davacı markalarının tanınmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markalarının benzer olduğu, davacınınlı markası, 05. sınıfı bütünüyle kapsamakta, yani başvurunun emtia listesindeki çekişmeli tüm mallar ile aynı veya aynı tür bulunduğu, davacının ibareli markasının "perakendecilik hizmetleri" bakımından tanınmış marka olduğu, bu durumun 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi kapsamındaki iltibas tehlikesini artıran bir etken olduğu gibi bir an için çekişmeli malların bazılarının farklı olduğunun düşünülmesi ihtimalinde dahi KHK'nın 8/4 maddesinde belirtildiği üzere davalının bu tanınmışlıktan yararlanabileceği, gerekçesi ile, davanın kabulüne, sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
.../...
-2-
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.