Taraflar arasında görülen davada 31/12/2010 tarih ve 2009/118-2010/370 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken 156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının " ibareli marka başvurusuna müvekkilinin " ibareli markasının benzerliğini gerekçe göstererek yaptıkları itirazın davalı kurumun reddedildiğini, süresi içerisinde yaptıkları itirazlarının mesnetsiz ve haksız bulunduğunu, oysa taraf markalarının görsel ve işitsel olarak fevkalade benzer olup karıştırılmaya ve firmalar arasında bağ kurulmasına sebebiyet vereceğini, müvekkili markasının ayırdediciliğinin ve itibarının zayıflayacağını ileri sürerek sayılı kararının iptalini, davalı başvurusunun tescili halinde sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu başvuru ile davacı markası arasında görsel, anlamsal ve işitsel düzeyde iltibasa yol açabilecek derecede bir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka niteliğinde olmadığı, davalının başvurusuna konu "" markası ile davacının benzer olduğunu iddia ettiği markası arasında iltibasa neden olacak derecede benzerliğin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17/03/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy