Taraflar arasında görülen davada nce bozmaya uyularak verilen 19/11/2009 tarih ve 2009/213-2009/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “” ibaresinin 04, 06 ve 39. sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için marka tescil başvurusu yaptığını, davalı şirketin “ ibareli markasını mesnet göstererek yaptığı itirazlar sonrası davacı başvurusunun tümü ile reddedildiğini, müvekkilince yapılan itirazın davalı tarafından kabul edilmediğini, müvekkilinin tescil başvurusunda bulunduğu markada yer alan ibaresinin yardımcı unsur olup, ayırt edici unsurun “” olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, davalı şirkete ait markanın marka olarak tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, kararının iptali ile davalı şirkete ait markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vekili, davacı tarafın marka tescil başvurusunun müvekkili şirket adına tescilli marka ile benzer nitelikte olup, halk tarafından karıştırılma ihtimali bulunduğunu, müvekkili şirket adına tescilli “” markasının hem ilgili sektörde, hem de tüketiciler nezdinde tanınmış, ayırt edici özelliği bulunan bir marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalvekili, taraf markalarının benzer olup, karıştırılma ihtimali bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hükümsüzlük talebi hakkından verilen karar kesinleştiğinden bu talep yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, kararının iptali talebi yönünden ise davacı başvurusunun asıl unsurunun bir bütün olarak " ibaresi olduğu, ancak "" ilaveleri, sektörde herkesin kullanımına açık tutulması gereken tanımlayıcı ibareler olduğundan başvuruda vurgunun bu ilaveler üzerinde olmadığı, "" sözcüğünün ise, davacının lider markası olması dolayısıyla, firmanın kendi ürünleri ve hizmetlerini diğerlerinden ve başkalarının ürün ve hizmetlerinden ayırma işlevinin ""
./..
-2-
sözcüğü üzerinde bulunduğu, bir markada vurgunun hangi sözcük, hece ve hatta harf üzerinde olduğunun tüketici algılama ve karıştırma ihtimalinde büyük önem taşıdığı, somut olayda da vurguyu taşıyan ve başvurusunun asıl unsuru içinde yer alan sözcüğü ile davalının itirazına dayanak markasının tek ve asıl unsuru olan sözcüğü ile aynı bulunduğu; dolayısı ile başvurudaki "ilaveleri dolayısı ile, işaretler aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer sayılmazlar ise de baskın ve ortak unsuru nedeniyle okunuş, görünüm, anlam itibarı ile en azından bağlantı bulunduğu yanılgısına yol açmak suretiyle karıştırma ihtimalinin bulunduğu; her iki markanın da yakıt ve türevleri ürünlerini gösteren 04/03 ve 06/13. Sınıflar için aynı, diğer ürün sınıfları ve 39. hizmet sınıfı için de benzer ve iltibas yaratacak nitelikte olduğu, bu nedenlerle kararının isabetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.