Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 19/03/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin baresiyle 1945 yılından beri lokantacılık yaptığını, bareli markalarının bulunduğunu, aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin baresiyle lokanta işlettiğinin tespit edildiğini, davalı ...’in bu davalı şirketin yetkilisi, diğer davalının ise ortağı bulunduğunu, tüm davalıların 556 sayılı KHK.nin 61/e maddesi uyarınca sorumluluklarının olduğunu, öncesinde de ibaresiyle lokanta işlettiklerinin tespit edildiğini, hukuk ve ceza davası açıldığını, o tarihteki yetkili davalı ...’in ibareyi kullanmama yönünde taahhüt vermesi sonrası şikayetten ve davadan vazgeçildiğini, bu kere ‘ ibaresiyle faaliyete devam ettiklerinin anlaşıldığını, ticaret unvanı ile marka hakkına tecavüz ettiklerini ileri sürerek ve ıslah isteminde bulunarak, tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin önlenmesine ve ortadan kaldırılmasına, 20.000,00 TL manevi ve 26.400,00 TL maddi tazminatın tahsiline, maddi durumun ortadan kaldırılmasına ve hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkilleri gerçek kişilere husumet düşmeyeceğini, aresinin coğrafi bölgeyi ifade ettiğini, hiç kimsenin tekeline bırakılamayacağını, esasen davacı markalarının 556 sayılı KHK.nin 7/1-c maddesi kapsamında tescil edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davalılardan ...'in davalı şirket ortağı olmak ve daha önce feragatle sonuçlanan aynı nitelikteki davaya cevap vermek dışında, davalı şirket ve yetkilisi davalı ...'in davacı markalarına tecavüz oluşturan eylemlerine katıldığı yolunda sorumluluğunu gerektiren yeterli kanıt bulunmadığı, davacı markaları ile davalılar kullanımında esas unsurun elimesi olduğu, davacının markasında yer alan" ilavelerinin tali nitelikte olduğu, markalarda ve davalı kullanımında yer alan baresinin de açık bir şekilde benzerlik gösterdiği, markalar benzer ve markaların ilgili olduğu mal ve hizmetler aynı veya benzer olduğundan, davalılar eyleminin KHK'nın 9/1-b ve 8/1-b hükmü anlamında davacı markalarına tecavüz teşkil eder ve haksız rekabet oluşturur nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalılar
.../...
-2-
davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 17.600,00 TL maddi tazminatın ve takdiren ihlalin boyutuna tarafların ekonomik durumlarına göre belirlenen 4.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili ve katılma yolıyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.081,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy