Taraflar arasında görülen davad verilen 12/03/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkilinin numaralı gemisine denizcilik malzemeleri tedarik ettiğini, malzemelerin satış bedeline ilişkin olarak müvekkili tarafından borçlu tarafından yalnızca kendi adına borca ve faize itiraz edildiğini, takibin donatan adına kesinleştiğini, acentenin kendi adına yaptığı itirazın yalnız kendisini bağlayacağını, acentenin ödeme emrini aldığında müvekkiline bu hususta bilgi vermek ve müvekkilinden aldığı talimat doğrultusunda gerekli tedbirleri almak zorunda olduğunu, müvekkili tarafından temin edilen malzemelerin bağlama limanı dışında bulunduğu sırada zaruret halinde ve ihtiyaçla mahdut olarak geminin bakım ve yolculuğun başarılması için kredi açmaksızın kaptana bu sıfatla verilmiş levazımdan veya yapılmış hizmetlerden doğan TTK 1235. maddesinin 6. bendinde yer alan alacaklardan olduğunu,gemi acentesi tarafından gemi üzerindeki rehin hakkına itiraz edilmediğinden müvekkilinin TTK 1235/6 VE TTK 1236 maddeleri ile devamından doğan kanuni rehin hakkının da sükuten kabul edildiğini ileri sürerek müvekkilinin alacağının garanti altına alınmasını teminen gemi üzerinde fiili haciz ve kıymet takdiri yapılmak üzere uğraksız geçişlerde kapsayacak şekilde seferden men edilmesine, davalı borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.../...
-2-
Davalı vekili,davacının numaralıgemisine denizcilik malzemesi tedarik etmesinin müvekkilini borçlu hale getirmeyeceğini, davacının alacağının mal tedarik ettiği firmadan talep etmek zorunda olduğunu, müvekkili ile gemisi donatanı arasında bir acentelik ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin donatanı olmadığı bir şirket adına itirazda bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin gemisinin donatanı centesi olmadığından ihbar ve sair yükümlülüklerinin bulunmadığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %40'dan az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre;icra dosyasında takip dayanağı faturalarda orç ilişkisinin tarafı olduğu,geminin kayıtlarında malikinin olduğunun görüldüğü,davacı vekilinin 12/03/2013 tarihli duruşmada geminin malikinin olduğu ve finansal kiralama yolu ile gemiyi kullandığı esnada müvekkili tarafından gemiye teslim edilen malların bedelini talep ettiklerini bildirdiği,kanuni rehin hakkına ilişkin davanın ve dolayısıyla takibin yapıldığı ya da davanın açıldığı tarihteki donatana, gemi bağlama limanı dışında ise kaptana yöneltilmesi gerektiği,borcun doğumununa sebebiyet veren gemisinin malikinin olduğunun bilinmesine ve kayıtlar ile de bunun sabit olmasına rağmen menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin gemi maliki öneltilmemesinin doğru olmadığı,borcun gerçek borçlusu olan ile gemi alacağı hakkının (kanuni rehin hakkı veren) borçlusunun zorunlu takip arkadaşı olduğu yapılan takibin doğru kişiye yöneltilmediğinden, geçerli bir takip olmadığı ve itirazın iptali davalarında geçerli bir takip olması hususunun dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan HMK 115/2.md gereğince reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı alınmasına, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.