Taraflar arasında görülen davadae verilen 06/05/2013 tarih ve 2011/335-2013/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankanın Eubesinde internet bankacılığına açık gümüş yatırım hesabı ve vadesiz tasarruf hesabının bulunduğunu, kimliği belirsiz şahıs/şahıslarca davacının kimlik bilgileri kullanılarak davalı irketine ait sim kartın yedeği çıkartılarak, bu sim karta gelen şifre ile banka nezdindeki hesapları üzerinden tanımadığı kişilerin hesaplarına paralar aktarıldığını ve bu şekilde zarara uğratıldığını, ayrıca olay nedeniyle dava öncesinde yapmakta olduğu turist rehberliği görevini yerine getirememesi nedeniyle de maddi zarara uğradığını ileri sürerek, gümüş hesabındaki gümüşün aradaki zaman zarfında oluşacak değer artışları ile birlikte aynen iadesini, bunun mümkün olmaması durumunda diğer tasarruf araçlarının ortalama getirilerinin hesaplanarak gümüş hesabı ile ilgili zararın tazmini veya gümüşün olaydan sonra ulaştığı en yüksek değere göre faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca iş kaybı olarak 2.000 TL'nın da yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının olayı kendilerine bildirmesi üzerine derhal aktarım yapılan kişilerin hesaplarına bloke konularak davacı hesabına para iadesi yapıldığını, olay nedeni ile hesaplarına para aktarılan kişilerin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, sim kart işlemini yapan şirketin müvekkili şirketten bağımsız bir şirket olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, olayda müvekkiline atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının şifre güvenliği konusunda ihtiyatsız davrandığına ilişkin hiçbir kanıt bulunmadığından olayda müterafik kusuru olduğundan bahsedilemeyeceği, davalı bankanın davacıdan teyit almadan işlemi yaptığı, ayrıca olayın gerçekleştiği tarih itibari ile uluslar arası platformda kabul gören internet güvenliği ile ilgili önlemleri müşterinin tercihine bırakarak kullanımını zorunlu tutmadığı ve bu nedenle olayda hafif de olsa kusurlu olduğundan oluşan
.../...
-2-
maddi zararın tamamından davalı bankanın sorumlu olduğu, davacının toplamda 73.485,34 TL zarara uğradığı, her ne kadar davalı banka savunmasında 35.202 TL'nı gümüş hesabına iade ettiğini savunmuş ise de, iade etmekle birlikte hesapta bloke uygulayarak davacının tasarrufta bulunmasına engel olduğu, blokajın dava açıldıktan sonra 09.08.2012 tarihinde kaldırıldığı, bu nedenle, davacının zararı tazmin edilirken blokajın kaldırıldığı tarihine kadar tüm zarar miktarı üzerinden, bu tarihten sonra bakiye miktar üzerinden faize hükmedilmesi gerektiği, hesaba aktarılan miktar açısından davanın konusuz kaldığı, ancak blokaj nedeni ile faiz sorumluluğunun devam ettiği, her ne kadar davacı olay nedeni ile işinden ve gücünden olduğunu, hukuki yardım almak için pek çok yere müracaat etmek zorunda kaldığını gerekçe göstererek bunların tazminini de talep etmiş ise de, hukuki yardım için veya birtakım kurum ve kuruluşlara müracaat için geçen zamanın iş ve güç kaybı olarak nitelendirilmeyeceği, zira açılan her davada tarafların dava öncesi bu ve benzer faaliyetlerde bulunduğu, belli bir zaman dilimini açılacak veya hakkında açılan davaya harcadıkları, bu nedenle davacının bu yöne ilişkin tazminat talebinin şartlarının oluşmadığı, davalı şirketinin doğru kimlik bilgileri ve kimlik belgeleri ile yapılan başvuru nedeni ile korsanlığı bilebilecek durumda olmadığı, bankanın sim kart değişikliği olduğunda güvenlik amaçlı olarak yeni sim kartla iş ve işlemlere izin vermek için güvenli bir süre sağlamadığı da gözetildiğinde davalı ... yönünden olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle tazmin sorumluluğunun olmadığı gerekçesiyle, 35.202 TL'lik miktar yönünden dava konusuz kalmış olmakla hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı .... hakkında açılan davanın yerinde görülmediğinden reddine, davalı banka yönünden davanın kısmen kabulü ile 38.283,34 TL'nın davalı bankadan tahsiline, 25.05.2011 haksız eylem tarihinden blokajın kaldırıldığı 09.08.2012 tarihine kadar 73.485,34 TL üzerinden, 09.08.2012 tarihinden itibaren ise 38.283,34 TL ye değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı banka vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, hesap sahibinin bilgisi dışında hesabındaki gümüşün ve paranın internet bankacılığı yoluyla bir başka hesaba aktarılıp tahsil edilmesinden doğan zararın tahsiline ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece; davalı .... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile bu davalı arasında internet bankacılığı ile ilgili bir sözleşme olmadığı gibi dava konusu iddia edilen zarar, aslında diğer davalı bankanın zararıdır. Davacının alacağı davalı banka açısından aynen devam etmektedir. Davacı talebini akidi davalı bankaya yöneltmelidir. Şayet usulsüz işlemde davalı ...'nin bir kusuru mevcut ise, bu hususu ileri sürme hakkı mevduatı saklama yükümlülüğü bulunan, bu davalının eylemi ile zarar gördüğünü ileri süren davalı bankaya aittir. Bu durum karşısında, davacının açtığı davada davalı ...’ye husumet düşmez. Bu itibarla, davalı .... yönünden yukarıda yazılı gerekçeyle davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece anılan davalının doğru kimlik bilgileri ve kimlik belgeleri ile yapılan başvuru nedeni ile korsanlığı bilebilecek durumda olmadığı, bankanın sim kart değişikliği olduğunda güvenlik amaçlı olarak yeni sim kartla iş ve işlemlere izin
.../...
-3-
vermek için güvenli bir süre sağlamadığı da gözetildiğinde olayda kusurunun bulunmaması nedeniyle tazmin sorumluluğunun olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de, esasen adı geçen davalıya husumet yöneltilemeyeceğinden davalı .... yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının HÜKÜM fıkrasının 10 numaralı bendinde yer alan “8.352,63 TL” ibaresinin karardan çıkartılarak, yerine “1.320 TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.961,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy