Taraflar arasında görülen davada verilen 23.05.2013 tarih ve 2011/682-2013/361 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında makine kırılmasına karşın hasar sigorta sözleşmesi yapıldığını, sözleşme yapıldıktan sonra müvekkilinin almış olduğu makinede hasar ortaya çıktığını, müvekkilinin bu makinelerin onarımı için yapmış olduğu ödemelere dair fatura vs. belgeleri davalı ... şirketine gönderdiğini, müvekkilinin toplam 84.115,44 TL ödeme yapıldığını, davalı ... şirketinin müvekkiline ödemesi gereken tutarın sigorta poliçesine göre % 10 muafiyet düşüldüktün sonra 75.703,50 TL olmasına rağmen davalı ... şirketinin 62.283 TL ödeme yaptığını, geriye kalan 13.420,50 TL'yi KDV olması nedeniyle ödemediklerini, oysa müvekkilinin hasar nedeni ile yapmış olduğu ödemelerde KDV'nin dahil olduğunu ileri sürerek 13.420,50 TL alacağın ihtarname tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılan finansal kiralama sözleşmesinde ödeme yükümlülüğü olmadığı belirtildiğini, poliçenin KDV özel şart başlığı altında da KDV dahil hasar tazminatı ödenebilmesi için poliçede belirtilen sigorta bedelinin KDV dahil bedel olması ön şartına bağlı olduğunu, yine sözleşmeye göre % 1 KDV ödemesi yapıldığını davacının % 1 KDV üzerinden yaptığı prim ödemelerine rağmen % 18 KDV'nin tamamını talep etmesinin yasalara ve sözleşme şartlarına aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının sigortalı makinenin tamiri için yaptığı harcamaların ve bu harcamanın KDV'sinin iktisadi işletmeye dahil araca değil sigorta şirketi adına yaptığı masraflardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.420,50 TL'nin ihtarname tarihi olan 28/12/2009 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacı yararını davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 686,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy