MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada.... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2013 tarih ve 2012/245-2013/116 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Bank ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. .... ile davalı ... Bank A.Ş. vekili Av.... ve TMSF vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Sümerbank Karşıyaka Şubesi'ne para yatırdığını, davacının iradesi yanıltılarak hesabın offshoreye havale edildiğini, her iki bankanın sahiplerinin aynı kişiler olduğunu, banka personelinin müşterileri offshoreye yönlendirdiğini, banka yöneticilerinin de olaydan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 25.564,59 EURO'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı banka ve feri müdahil vekili, her iki bankanın tüzel kişiliklerinin farklı olduğunu, davacının da olayda kusuru bulunduğunu, davacının talimatı ile hesabın offs horeye gönderildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, offshorede toplanan paraların davalı banka bünyesinde bırakıldığı, tüzel kişilik yapısının kötüye kullanıldığı, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 25.564,59 EURO'nun davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Bank ve feri müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun 818 sayılı BK'nın 41., 55. ve 6762 sayılı TTK'nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına, zamanaşımı süresinin davacının parasını off- shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren başlayacak olmasına göre, davalı ve feri müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen asıl ve birleşen davada peşin harç ve başvurma harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve feri müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 3. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davacı tarafından peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 878,30 TL'nin karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin, yine hükmün 5. fıkrasının çıkartılarak yerine “Davacı tarafından yapılan yargılama gideri 400 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibarelerinin eklenerek bu şekliyle davalı ve feri müdahil yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ve fer'i müdahile verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Bank A.Ş'ye iadesine, 14.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy