MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
verilen 21/05/2013 tarih ve 2006/701-2013/122 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ev eşyası, mobilya ve tekstil üretim ve pazarlaması ile iştigal ettiğini, belirtilen eşyaların satıldığı mağazalarda “Aksu Çarşı” markasını kullandığını, “Aksu” kelimesinin müvekkili şirketin ortaklarının soyadı olduğunu, davalı adına tescilli “Aksu” unsurlu markaların bulunduğunu, davalının 35. sınıf kapsamında faaliyetinin bulunmadığı gibi, daha eski kullanımı sebebiyle müvekkilinin marka üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek, asıl davada davalı adına tescilli 2001/03638 ve 2001/24201 sayılı “Aksu” esas unsurlu markaların 35. sınıf yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini ve hükmün ilanını; birleşen davada ise davalı adına tescilli 2007/01273 numaralı “Aksu” esas unsurlu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız olarak kullandığı “Aksu Çarşı” ibareli markanın, çok tanınan, maruf, meşhur ve herkesçe bilinen bir marka olmadığını, davacının çok eskiden beri aksu çarşı ibareli markayı kullandığını iddia etmesine rağmen, ...'da 17/06/2003 tarihinde kurulduğunu, müvekkilinin ise 05/06/1990 tarihinde kurulduğunu, birleşen dava tarihinde müvekkilinin 2007/01273 sayılı markasının müracaatının henüz kesinleşmediğini ve markalar sicilinde yayınlanmadığını, bu aşamada da davalının adı geçen markasının hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının “Aksu” ibaresini ...'da kullanan şahısla bağlantısının kanıtlanamadığı, her ne kadar davacı vekili adı geçen Hasan Aksu'nun davalı şirketin ortaklarından Mehmet Aksu ile ortaklık yaptığını belirterek ... Avcılar'daki mağazanın o tarihte açıldığını iddia etmiş ise de, tescilli olmayan ibarenin davacıya devrine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı gibi,
zaten 2001 yılında davalının asıl davada kısmen hükümsüzlüğü istenilen markaların tescili için başvuru yaptığı, davacının asıl davadaki KHK'nın 8/3 ve 5. maddelerine dayalı, birleşen davadaki KHK'nın 5/4. maddesine dayalı hükümsüzlük taleplerini kanıtlayamadığı, “Aksu” ibaresinin ilk kez davalı tarafından tescilli olarak kullanıldığı gerekçesiyle; kanıtlanamayan asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy