Taraflar arasında görülen davada verilen 17.05.2013 tarih ve 2011/177-2013/98 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin 1994 yılından beri bronz mobilya üretim işi ile uğraşmakta olup ibareli markaların sahibi olduğunu, 2009 yılında kurulan ve müvekkili ile aynı cadde üzerinde aynı işi yapan davalı şirketin müvekkili markaları ile karışıklığa sebep olacak şekilde ve "since 1983" yazmak suretiyle tescilli marka haklarına tecavüz ettiğini, müvekkili şirketin eski çalışanı ise de isminin kullanımının 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi kapsamında dürüstçe bir kullanım olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün tespitini, durdurulmasını, ibaresinin davalının ticaret unvanından terkinini, 10.000 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL maddi tazminatın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere KHK'nın 66/c. maddesi uyarınca hesaplanacak yoksun kalınan kazanca istinaden 10.000 TL tazminatın ihtarname tebliğinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalının bu kez müvekkili markasıyla iltibas oluşturan ibaresini kullandığından bahisle marka hakkına tecavüzün tespiti durdurulmasını, 10.000 TL manevi, şimdilik 1.000 TL maddi, KHK'nın 66/c maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsilini ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı şirketin ortağı iken ortaklıktan ayrılan müvekkili şirket ortaklarının babası olduğunu, davacının müvekkili şirketin kuruluşundan haberdar olup ibaresinin kullanımına izin verdiğini, maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının asıl davaya konu ibaresini markasal kullanımının, davacıya ait markalara karıştırılma ihtimali oluşturacak düzeyde benzer bulunduğu; tarafların mal ve hizmetlerinin de aynı veya aynı tür olması nedeniyle davalının tabelalar, kapı üstü, broşür, kartvizit, yastık ve park levhaları üzerindeki kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi f.1 (b) bendi kapsamında 556 sayılı KHK'nın 9. maddesi f.2 (b) ve (d) bentleri uyarınca yasaklanabilecek davranışlardan olduğu, söz konusu kullanımın 556 sayılı 12. maddesi kapsamında ad soyadın dürüst kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği, tarafların faaliyet alanlarının aynı olması sebebiyle davalının ticaret unvanındaki fazladan "-ler" hecesinin ticaret unvanlarını karıştırılmaktan uzaklaştıracak bir farklılık yaratmaya yeterli olmadığı, davalının birleşen davaya konu kullanımının ise davacı markaları ile okunuş, anlam, görünüm ve genel izlenim itibariyle benzer olmadığı gibi ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimali yaratacak derecede de benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, davalının ibaresini mobilya ve mobilyalar ile ilgili hizmetlerde kullanımının durdurulmasına (ref’ine) ve önlenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat ve 2.111,31 TL maddi tazminatın 20.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı ticaret unvanından ibaresinin terkinine, kararın ilanına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve emsal lisans sözleşmesi ibraz edilmemesine göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 461,45 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.