Taraflar arasında görülen davada verilen 22.05.2013 tarih ve 2012/549-2013/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,müvekkili şirketin11/07/2007 tarihli nüshasında ilan edilerek kurulduğu ve adresinin olduğunu, aynı adreste daha önce kurulu bulunan ahıs işletmesinin 01/02/2011 tarihinde bu adresteki faaliyetine son verdiğini, işyeri kapatma bildirimini SGK ve vergi dairelerine bildirmesine rağmen ticaret sicil memurluğuna bildirmediğini, oysa ki davalının başka adreste faaliyet gösterdiğini ileri sürerek davalı in “olarak gözüken adres kaydının davacı şirkete ait olması nedeniyle ticaret sicilden düzeltilmesine ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ekili, müvekkilinin faaliyetini durdurmadığını ve bu konuda dilekçeler vermediğini, davacı şirketin ortaklarının kardeşi ve kardeşinin çocukları olduğunu, hileli ve hukuka aykırı işlemleri sonucu müvekkilinin iktisadi işletmesini ele geçirdiklerini, müvekkilinin sahibi olduğu işletmeye girmesini engellediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin 6762 sayılı TTK'nın 36. maddesinde ve 6102 sayılı TTK'nın 34.maddesinde düzenlenen itiraz niteliğinde bulunduğu, 6762 sayılı ve 6102 sayılı itirazın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içerisinde yapılması gerektiğinin belirtildiği, davacının alınan sonucun bildirilmesi için 28 Eylül 2011 tarihinde müracaat ettiği, aynı tarihte adres değişikliğinin olmadığı hususunda cevabi yazı yazılarak imzasına tebliğ edildiği, bu şekilde itirazı süresinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.