Taraflar arasında görülen davada mahkemesi’nce verilen 17.07.2013 tarih ve 2012/89-2013/432 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının babasımarkasını 11. sınıfta ve 31.12.1985 tarihinde sayılı marka numarası ile n markalar siciline tescil ettirdiğini, 28.01.2000 tarihinde de bu markayı davacıya devrettiğini, dolayısı ile markasının 50 yıldır fiili, 25 yılı aşkın bir süreden beri de tescilli olarak davacı ve babası tarafından kullanılmakta olduğunu, davalının adında bir şahıs aracılığı ile müvekkilinin faaliyette bulunduğu, 11. sınıfta markasının tescilini sağlamak için başvurduğunu, davalı ile onun adına hareket eden diğer kötüniyetli şahıs isimli marka başvurusu hakkında yayın kararı alınmasının hemen akabinde markanın tescili olan 26.12.2011 tarihini dahi beklemeden 18.11.2011 tarihli talep ile markanın davalı adına devrini sağladıklarını, müvekkilince tescilli olarak kullanılan markası ile ayırtedilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını ve üstelik her iki markanın aynı türdeki mal ve hizmetle ilgili olan 11. sınıfta yer alması sebebi ile usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı adına tescilli 2010/71053 sayılı "" markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ve davalı markasının ilgili sektör tüketicileri tarafından bilinen iki ayrı marka olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının marka bütünlüğü içerisindearesinin bulunduğu, bu ibarenin yanında yeralan " ibaresinin esasında sanayi sözcüğünün kısaltması şeklinde anlaşılmasının büyük bir olasılık ile belirlendiği, aynı emtiaların üzerinde yer alan her iki markanın bu hali ile karıştırılmaya müsait bir zemin oluşturduğu, 11. sınıftaki mallar açısından ortalama tüketicinin, markasının şirketinin sanayi sözcüğü ile oluşturulmuş yeni bir markası olabileceğini düşüneceği, her iki markanın halk tarafından karıştırılma ihtimalini doğuracağı, davacı markaları ile davalının markasının 7/1-b bendi kapsamında markaların aynı değil benzer olduğu ancak bu benzerliğin ayırtedilemeyecek kadar benzerlik taşımadığı, bu madde
.../...
-2-
kapsamında ortada tescil engeli bulunmadığı, davalının markasının 8/1-b bendi kapsamında da davacı markaları ile karıştırılmaya müsait olduğu bu anlamda, "Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektirikli sobalar, kuzineler dahil) sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı" emtialarında hükümsüzlük şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulünee davalı ... adına müseccel 2010/71053 Nolu 1 markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b ve 42. maddesine gereğince sadece 11. emtia grubundaki “Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar (katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil) sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı” emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.