Taraflar arasında görülen davada verilen 14/06/2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalı ...'nın davalı şirketin ortakları olup, davalı ...'nın aynı zamanda davalı şirketin imzaya yetkili müdürü olduğunu, davalı şirket ortakları arasında uzunca bir süreden beri devam eden anlaşmazlıkların ve güvensizliğin devam ettiğini, limited şirketlerin ortakları arasında güvene dayalı olarak kurulan ticari şirketler olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince de ortaklar arası güven ve iş birliğini zedeleyen davranışların maddesine göre haklı nedenlerle limited ortaklığının sona ermesinin nedeni olduğunu, davalı ...'nın müvekkilinin davalı şirketin mali vaziyeti hakkında bilgi alma hakkını engellediğini, personel maaşının bankadan ödenmesi gerekirken, davalı şirket müdürü tarafından elden ödendiğini, davalı ...'nın adında davalı şirkete rakip bir şirket kurduğunu, rekabet yasağına uymadığını ileri sürerek davalı şirket müdürü davalı ...'nın müdürlük görevinden azlini, davalı şirketin yönetimi için kayyım atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı şirketin gerçek ortağının olduğunu, bu şahsın devlet ihalelerinden yasaklanması nedeniyle hisselerinin davacıya devir ettiğini, davacının davalı şirket ile bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle dava dilekçesindeki iddialarında gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davalı şirketin yönetiminde herhangi bir ihmalinin bulunmadığını, sorumluluklarını yerine getirdiğini, davacı tarafın davalı şirkete yeni bir müdür seçilmesi için herhangi bir müracaatta bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen birlikişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket müdürünün şirket işlerini sekteye uğrattığı, aynı iş kolunda başka bir
.../...
-2-
şirket kurarak özen ve bağlılık yükümlülüğünü zedelediği, işçilerin ücretlerinin ödenmesinde yetersiz kaldığı, 6762 sayılı TTK'nın 630. maddesindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirket müdürünün azline ve SMMM Olcay AKBULUT'un şirket müdürü olarak müdürlükten doğan tüm işlemlere yetkili olmak üzere atanmasına karar verilmiştir.
Kararı,davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak; dava, davalı şirket müdürünün azli ve davalı şirkete kayyım atanması talebine ilişkin olup, mahkemece, davalı müdürün azline karar verildikten sonra, davalı şirkete kayyım olarak atanması gerekirken, şirket müdürü olarak atanmasına karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan ve “” ibaresinden sonra gelen “şirket müdürü olarak müdürlükten doğan tüm işlemlere yetkili olmak üzere” ibaresinin çıkarılarak yerine “davalı şirkete kayyım olarak” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy