Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/06/2013 tarih ve 2012/178-2013/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının, unvanlı şirkete ait hisselerin % 25'inin kendisine devredilmesine karşılık müvekkiline toplamda 37.500 USD ödemeyi taahhüt ettiğini, bu borcun 30.000 USD'lik kısmının ödenmediğini, söz konusu alacak için Mahkemesinde açılan dava lehe sonuçlanmış ise de, davalının tüm malvarlığı ile ikametinden ayrılması ve dönmüş olması nedeniyle ilamın icra edilemediğini ileri sürerek, sözleşmeden kaynaklanan 30.000 USD ve işlemiş faizi ile birlikte toplam 44.856 TL olan borç için şimdilik 37.248 TL'nin dava tarihinden işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, dava değerini 39.810,74 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 19.01.2007 tarihinde ayrıldığını, söz konusu yabancı mahkeme ilamından haberdar olmadığını, kesinleşmemiş olan mahkeme ilamına dayanılarak hüküm kurulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının bulunan ve %25 hissesine sahip olduğu şirketindeki hissesini, 06.07.2005 tarihli sözleşme ile davalıya devrettiği, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken devir bedelini ödemediği, bozma sonrası davalı tarafça, sözleşmedeki imzaya itiraz edilmediği gibi, borcun ödendiği yolunda herhangi bir delil ve belge sunulmadığı, sözleşmedeki borcun ödendiğinin iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 37.438,29 TL alacağın dava tarihi 05.06.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2.372,45 TL birikmiş faiz alacağının ayrıca davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.877,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy