Taraflar arasında görülen davada verilen 27.10.2011 tarih ve 2006/440-2011/411 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.03.2014 günü hazır bulunan davacı asil ... ile davalı vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından herhangi bir yazılı talimatı, rıza ve muvafakati olmadığı halde isimli şahısların hesaplarına 22.12.1999 tarihinde ve bu tarihten sonraki muhtelif tarihlerde davalı banka tarafından havaleler yapıldığını, müvekkilinin hesabından usulsüz şekilde alınan paralarla davalı banka aracılığıyla hisse senedi alıp sattığının öğrenildiğini, davalı bankanın müvekkilinin hesabından yazılı izni olmaksızın başka şahıslara ödeme yapması şeklindeki haksız işlemleri sonucu müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada 6.500,00 TL’nin davalıdan faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile toplam 127.520,95 TL'nin faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya ait hesaptan yapılan bütün işlemlerin davacının bilgisi ve talimatı dahilinde gerçekleştirildiğini, yatırım hesabı sözleşmesi incelendiğinde, hesap sahibinin sözlü yazılı ve telefon talimatı ile işlem yaptırabileceğinin kararlaştırıldığını, davacının dava dilekçesinde ismi geçen kişilerle birlikte borsada işlem yaptığını ve bu işlemler sonucunda para kaybettiğini, savcılık tarafından yapılan soruşturmanın takipsizlik kararıyla sonuçlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, havale alıcısı olan dava dışı Şsavcılıkta verdiği ifadesinde, davacının haberi olmadan işlem yapılmasının mümkün olmadığını bildirdiği, söz konusu havalelerin yapıldığı tarihten itibaren beş yıllık süre içerisinde davacının dava dışı talepte bulunduğu ancak onlardan alacağını alamayınca bu kez talimatı olmadığından bahisle davalı banka hakkında dava açtığı, davaya konu havalelerin davacının bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olduğu sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
.../...
-2-
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; yargılama sırasında davacı vekili tarafından yapılan ıslah ile dava değeri artırılarak, toplam 127.520,95 TL’nin davalıdan tahsili talep edilmiş olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş bulunmasına göre kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesi doğru görülmediğinden kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 5 numaralı bendinde yer alan “1.100,00 TL” tutarının hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “11.721,25 TL” tutarının yazılması suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 6,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy