Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 20/06/2013 tarih ve 2012/348-2013/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların borçlarına karşılık olarak müvekkiline 01.04.2004 tarihli 15.000 USD ve 15.04.2004 tarihli 17.500 USD bedelli senet verdiklerini, senetlerin gününde ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin kesinleştiğini, borçlulara ait taşınmaz haczinden sonra herhangi bir işlem yapılmadığı için takibin düştüğünü, takibin yenilendiğini fakat borçluların talebiyle zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakıldığını, ancak senede bağlı alacağın devam ettiğini ileri sürerek senetler toplamı 32.500 USD alacağın vade tarihlerinden itibaren yasal faizi ile fiili ödeme günündeki kur üzerinden tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, İİK'nın 33/a maddesi uyarınca icranın geri bırakılması kararından sonra 7 gün içinde dava açılmadığından icra mahkemesinin kararının kesin hüküm teşkil ettiğini ve alacağın da zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borçları olmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme bozma ilamına uyularak iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre; iş bu davanın Borçlar Kanunu kapsamında açılan alacak davası olduğu ve 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu için zamanaşımı itirazının reddine; dava konusu bonoların davalılar tarafından borçlu sıfatıyla imzalandığı, bonoların bedelinin malen mi yoksa nakden mi tahsil edildiğinin bonolarda yazılı olmadığı, davacı tarafından karz akdine dayalı olarak davalılardan bonoların alındığının ifade edildiği, zamanaşımına uğrayan bonoların yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu için tanık dinlemenin mümkün olduğu, bu sebeple dinlenen tanıkların da bu temel ilişkiyi doğruladığı, davalıların bononun başka bir sebeple verildiğini iddia ve ispat etmedikleri yalnızca zamanaşımı itirazında bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.000 USD alacağın 01/04/2004 tarihinden, 17.500 USD alacağın 15/04/2004 tarihinden olmak üzere toplam 32.500 USD alacağın 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar vermiştir.
Karar davalılar vekili temyiz etmiştir.
.../...
-2-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
aşağıda yazılı bakiye 2.558,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.