MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... (Kapatılan) 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/07/2013 tarih ve 2012/346-2013/257 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacı asil ..., asıl ve birleşen davada davacı vekili Av. ..., asıl ve birleşen davada davalı asil ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... vekili, asıl davasında müvekkilinin davalı şirketin %40 pay sahibi olduğunu, evli olduğu diğer davalının ise, %60 pay sahibi bulunduğunu, 20 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, bu davalının şirket kârlarını ödemediğini, şirketin malvarlığı ve gelirleriyle ilgili bilgi vermediğini, şirketin yaptığı inşaatlardan elde edilen geliri kendi adına banka hesabına yatırdığını, mal ve para kaçırdığını, ailenin korunması yönünde tedbir kararı alındığını, boşanma, nafaka ve tazminat davalarının açıldığını, bu davaların açılması sonrasında şirket adına olması gereken ve fakat kendi adına açtığı hesaptan faiz geliri elde etmesine birkaç gün kalmasına rağmen parayı çektiğini, şirket adına tapulu taşınmazı muvazaalı olarak ...’e devir ettiğini, yine şirket adına tapulu olması gerekirken kendi adına tescil ettirdiği bir başka taşınmazı 26.05.2003 tarihinde elinden çıkardığını, şirket gelirlerini zimmetine geçirdiğini, müdürlük görevini kötüye kullandığını, kar payı ödemediğini ileri sürerek, şimdilik 1 Milyar TL kar payının davalılardan müteselsilen tahsiline, taşınmaz satışı ve bankadan çekilen paraların davalı şirket hesabına aktarılmasına, davalı şirketin feshine, kar payının ve şirket varlıklarından hissesine düşen miktarın fesih sonucu müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2003/493 Esas sayılı dosyasında; ...-... 7015 ada ve 2 parselde kayıtlı ve şirkete ait olması gerekirken davalı müdür ortak ... adına tescil edilen taşınmazın, davacı ... ile ... arasındaki boşanma davasında verilen 25.03.2003 tarihli tedbir kararından hemen sonra 26.03.2003 tarihinde, anılan davalı tarafından iş takipçisi samimi arkadaşı diğer davalıya çok düşük bedelle muvazaalı olarak devir edildiği, devrin davacı eşten mal kaçırmak amaçlı olduğu ileri sürülerek, tescilin iptali ile şirketteki hisseleri oranında davacı ... ve diğer ortak davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi istenmiştir.
Birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2005/720 Esas sayılı dosyasında; davacı ...’ın davalılardan ... ile ortak olduğu şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik davada anılan davalının şirketi tek başına temsil ve ilzam yetkisinin tedbiren kaldırıldığı, durumun kendisine tebliğ edildiğini, ancak bu davalının şirkete ait ... plakalı aracı diğer davalıya 05.01.2004 tarihinde yetkisiz şekilde müvekkilinden mal kaçırmak kastıyla sattığı ileri sürülerek, satış sözleşmesinin iptali, aracın şirkete ait olduğunun tespiti ile trafik siciline tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.
Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/704 Esas sayılı dosyasında; davacı şirketin ortağı olan davalı ...’ın arsa maliki sıfatıyla davacı şirket ile arsa karşılığı kat sözleşmesi imzaladığı, şirkete düşen 6 numaralı bağımsız bölümü anılan davalının kendi adına tescil ettirdiği, bu suretle şirketi zararlandırdığı ileri sürülerek, anılan taşınmazın davacı şirket adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili, tüm kazanımlarının müvekkilinin kendi çalışması ve ailesinden kalan mirasa dayandığını, kendi ayrı hesabı olduğunu, muvazaa iddiasının yerinde bulunmadığını, birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/704 Esas sayılı dosyasında da; evlilik birliği devam ederken davacı şirketin diğer ortağı ...’ın 6 numaralı taşınmazı beğenmesi üzerine bu katın şirket tarafından müvekkiline fatura edildiğini, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, tapuya güven ilkesinin geçerli olduğunu, davacının muvazaa iddiasını kanıtlaması gerektiğini, bedelin düşüklüğünün tek başına ispata yeterli olmayacağını, esasen davanın devir eden ...’a karşı açılmasının gerektiğini savunmuştur.
Davalı ..., davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 15.03.2011 tarihli ilama dayanılarak, mahkemece verilen önceki kararın kesinleşen kısımları dikkate alınarak yapılan inceleme sonucunda, asıl dava bakımından şirketin kötü yönetimi nedeniyle toplam zararın (54.216) TL. olduğu, birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/704 E sayılı dava konusu 6 no'lu parselin yüklenici şirkete ait olması gerektiği, buna karşılık 7 no'lu dubleksin ise arsa sahibi ortak davalı ...'a kalması gerektiği halde, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak 6 no'lu bağımsız bölümün arsa sahibine bırakıldığı, 7 no'lu bağımsız bölümün ayrıca satılmasının tespit edilen bu sonucu etkilemediği gibi davalı tarafın, davacının 6 no'lu bağımsız bölüm yerine davacının 7 no'lu bağımsız bölümü aldığı yönündeki savunmasının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle birleşen ... 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/493 E, 2006/179 K ve yine birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2005/720 E, 2005/514 K sayılı davalarda verilen önceki karalar kesinleştiğinden bu davalar yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl davada önceki yargılama sonucunda verilen fesih ve tasfiye, müdürün azli, kar payı dağıtılmasına yönelik hüküm kısımlarının da taraflar yararına kesinleştiği anlaşılmış olmakla asıl davaya ilişkin bu taleplerle ilgili yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl davada zarar miktarı olarak tespit edilen (54.216) TL'nin davalı şirket müdürü ...'dan tahsili ile davacı şirkete ödenmesine, birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ait 2003/704 E, 2006/84 K. sayılı dava dosyasına konu olan 6 no'lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile şirket adına tesciline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mahkemece asıl davada ... İnş. Ltd. Şti'nin davacı sıfatını haiz olmamasına rağmen, hükmedilen alacağın davalı şirket müdürü ...'dan tahsili ile “davacı” şirkete verilmesine dair hüküm kurulması doğru değilse de TTK'nın 309. maddesi uyarınca hükmedilecek tazminatın şirkete verilmesinin gerekmesi ve anılan yanlışlığın mahallinde her zaman düzeltilecek nitelikte bir maddi hata olması karşısında bozma nedeni yapılmamış bulunmasına göre, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİ ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davalarda davalı ...'dan alınıp, asıl ve birleşen davalarda davacı ...'a verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 7.381,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davalarda davalı ...'dan alınmasına, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy