Taraflar arasında görülen davada verilen 20.12.2010 gün ve 2010/111-2010/498 sayılı kararı bozan Daire’nin 04.04.2013 gün ve 2011/5057-2013/6898 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili,a mukim müvekkili ile dava dışı arasında 01.06.2001 tarihli “ Sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme ile, anılan şirketin üreteceği konserve ürünlerin müvekkilince satın alınması ve depolarında muhafaza ve pazarlanması,’nin tüm hisselerinin bedelsiz olarak müvekkiline devri, tüm malların karşılığının müvekkilince tahsilinden sonra bu hisselerin iadesi, müvekkilinin davalıyı veya herhangi bir kişiyi tek yetkili imza sahibi olarak atayabileceği, müvekkilinin tüm ödemeleri üretici ’ndeki hesabına yapacağı, mallar nihai müşteriye gönderilmek üzere gemiye yüklendiğinden müvekkilinin bu malları fatura edeceği ve nihai müşteriyle üretici arasında kararlaştırılan sözleşme fiyatını müşteriden fatura karşılığı tahsili ve nihai müşteri ödemeyi yaptıktan sonra bir işgünü içerisinde fatura miktarının müvekkiline ödenmesi konusunda anlaşmaya varıldığını, daha sonra davalının müvekkilinceidare ve temsile yetkili kılındığını, tarafından hisse senetlerinin yerine tanzim olunan ilmühaberleri müvekkiline verilmek üzere davalıya teslim ettiğini, ancak ilmühaberlerin ihtarnameye rağmen davalı tarafından müvekkiline verilmediğini, ayrıca hesabından davalı tarafından 278.000 Euro’nun alındığını, bu paranın da iadesi konusunda müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, hisseleri yerine düzenlenen ilmühaberlerin müvekkiline teslimini ve 278.000 Euro’nun faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
.../...
-2-
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre ve mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulması halinde dava dışı şirketinin davacıya muaccel bir borcunun bulunduğunun anlaşılması ve davalı tarafından banka hesaplarından çekilip davacıya iadesi gereken bir miktarın varlığının belirlenmesi halinde, davalının çekilen paraların bir kısmının şirketinin işlerini yürütmek için yapılan harcamalarda kullanıldığı bir kısmının ise kendisine ödenmeyen vekalet ücretine ilişkin olduğu yönündeki savunmasının değerlendirileceğinin tabii bulunması karşısında taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.