Taraflar arasında görülen davad verilen 08.05.2013 tarih ve 2012/298-2013/135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ...Ş. vekili ile fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
.../...
-2-
Davacı vekili, müvekkilinin mevduat hesabının bulunduğunu, 1999 yılının son iki ayı içerisinde banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmeleri ile hesabın off shore bankasına yatırıldığını, bankaya güvenerek hareket eden müvekkilinin kasti ve hileli olarak yapılan akitle bağlı olmadığını,. arasında organik bağ mevcut olup, tarafından kurulan paravan bir şirket olduğunu, paranın hiç yurt dışına çıkmadığını banka tarafından yönetim kurulu başkanı ve hakim hissedarı olduğu şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, müvekkili tarafından yatırılan 3000,00 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini ve davacının serbest iradesiyle kıyı bankacılığını tercih ettiğini, müvekkilinin ayrı bir tüzel kişiliği olup, off shore bankası ile aralarında hiçbir organik bağın ve müvekkili bankanın off shore bankası nezdindeki mevduatlar için herhangi bir garantisinin bulunmadığını, davacının off shore hesap cüzdanını aldıktan sonra herhangi bir itirazının olmadığını, müvekkilinin vekalet görevini yerine getirdiğini, ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğinde bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre tarafından gönderilen paraların aslında fiilen aktarılmadığı, hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davanın, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalılar aleyhine açılan dava geri alınmış olmakla, esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalı vefat etmiş olmakla, bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu hesabın açılmasını teşvik ede2.12.1999 tarihinde devir olunduğu, 26.01.2001 tarihinde ise arasında yapılan 09.08.2001 tarihli hisse devir sözleşmesi ile külli halefiyet prensipleri çerçevesinde bu banka ile birleştirildiği, anılan sözleşmenin 6.13 maddesi uyarınca bankanın devir tarihinden önceki döneme ait olması kaydıyla, devir alan bankanın maruz kalabileceği her türlü taleplerden doğacak tüm
.../...
-3-
yükümlülükten ve bunlara ilişkin olarak mahkemelere intikal etmiş bulunan dava, takip ve benzer işlemlerin sonuçlarındansorumlu olacağının kararlaştırıldığı, davacı alacağının, esasen fona devredilen lemi olduğu, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, dava vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile fer'i müdahilvekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 5. bendinin hükümden çıkarılarak yerine ''davalı harçtan muaf olduğundan davalıdan harç alınmasına ve ayrıca, dosyanın tefrikinden sonra davacı tarafından işbu dosyaya yatırılmış bir harç bulunmadığından harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,” ibaresinin eklenmesi ile kararın davalı yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...ye iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy