Taraflar arasında görülen davada hkemesi’nce verilen 08/05/2013 tarih ve 2012/299-2013/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin mevduatının banka personelinin aldatıcı ve kasti yönlendirmesiyle off shore hesabına yatırıldığını, bankaya güven duyularak hareket eden müvekkilinin kasdi ve hileli olarak yapılan bu akitle bağlı olmadığını,
./..
-2-
tarafından kurulmuş paravan bir şirket olduğunu, tüzel kişilik kisvesi altında vatandaşı aldatıp zarara uğrattıklarını, kararıyla durumun sabit olduğunu, off shore hesabına yatırılan paraların hiç yurtdışına çıkmadığını, banka tarafından yönetim kurulu başkanı ve hakim hissedarı olduğu şirketlere aktardığını, bu nedenle da sorumlu olduğunu ileri sürerek 4.000 TL'nin 20.12.1999 tarihinden itibaren davalılardan reeskont faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek üzere kullandırıldığı hususunun sabit olduğu, dava konusu mevduattan en hafif kusurundan dahi sorumlu olan davalı bankanın sorumlu olacağı gerekçesiyle 4.000 TL'nin 20/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalı tahsiline, davalılar..., ..., ..., ..., ... aleyhinde açılan davanın, HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, davalıla aleyhinde açılan davaların geri alındığı gerekçesiyle esasa dair karar verilmesine yer olmadığına, davalıvefat ettiği gerekçesiyle bu davalı aleyhinde açılan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca Fon ve Fon'a devrolunan bankalar her türlü vergi, resim ve harçlar ile hükmolunan mali yükümlülüklerden muaf tutulmuştur. Davalı bankanın da devrolunan satış suretiyle devralmış olması nedeniyle, bu alacak yönünden, harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 5. maddesinin tamamının hükümden çıkartılarak yerine “Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, fer'i müdahil harç ve cezadan muaf olduğundan, harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 17/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy