Taraflar arasında görülen davada verilen 29.05.2013 tarih ve 2011/96-2013/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacılar ... ve 2009 02669 sayılı faydalı model belgesi kireç önleyici bir cihaza ait olup yeni olmadığı ve istemlerinin usul içerdiğini ileri sürerek, davalı şirketin faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-birleşen davada davacı vekili, müvekkili şirketin faydalı model belgesinin yeni olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, birleşen davada ise; davacı vekili olarak, müvekkili adına kayıtlı olansayılı faydalı model belgesine davalılar tarafından ürünün taklit edilerek satışa sunulduğu, eylemlerinin müvekkilinin faydalı model hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, her bir davalı yönünden 4.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada, davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı ait faydalı model belgesinin yeni olmadığını, su sızdırmazığın sağlanması haline hava sızdırmazlığın da sağlanacağını tekniğinde uzman kişinin bilebileceği, hava sızdırmazlığın sağlanmadığı bir ortamda su sızdırmazlığın sağlanmasının da mümkün olmadığı, davalının faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verileceğinden ve hükümsüzlük kararı geriye etkili olacağından birleşen davanın reddi gerekeceği, gerekçesi ile asıl davanın kabulüne davalı adına tescilli ayılı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-birleşen davada davacıvekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davac. vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacı en alınmasına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.