Taraflar arasında görülen davada hkemesi’nce verilen 03.06.2013 tarih ve 2012/55-2013/140 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalvekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının sayılı “areli marka başvurusuna müvekkilinin 2005/40489 sayılıibareli vb. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazınn sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 7/1 (f), 7/1 (i), 8/4, 8/5 maddeleri gereğince reddedilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin 1927 yılından beri "sabun, kişisel bakım ve hijyenik ürünler" alanında faaliyet gösteren en büyük ve önde gelen şirketlerden biri olduğunu, markasının 1969 yılından beri tescilli olduğunu, 1927'den beri aralıksız ve yoğun bir reklam kampanyası yürütülmekte olması nedeniyle tanınmış marka niteliğinde olduğunu ileri sürerek, dava konusukararının iptaline, marka tescil edilmiş ise markanın hükümsüz sayılmasına ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Daval vekili, iptali istenen kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu somut olayda ortalama tüketici kitlesinin, tescil olunmak istenen ürünlerin belirli meslek gruplarına hitap etmesi itibariyle, bilinçli tüketici niteliğinde olduğu, davalı marka başvurusunun sadece 35 (02-06) alt grup hizmetler yönünden tesciline karar verildiği, davacı markasının 35. sınıfta sadece “sanatçılar için menajerlik hizmetleri” hizmetleri yönünden tescilli olduğu, bu durumda davalı başvurusundaki 35.03 alt grupta yer alan “İş yönetimi, idaresi ve bu konularla ilgili danışmanlık hizmetleri ahil)”aynı tür hizmet sayılabileceği, bununla birlikte diğer hizmetlerin tamamen farklı hizmetler oldukları, bu hizmetler yönünden davalı marka başvurusunun tescili halinde, ortalama tüketici kitlesinin bakış açısı itibariyle KHK'nın 8/1 (b) maddesi uyarınca davacı markasının
.../...
-2-
karıştırılması ihtimalinin mevcut olduğu, her ne kadar davacı tarafça markasının "" ürünleri yönünden tanınmış marka olduğu ileri sürülmüş ise de tescile konu işaretlerin bire bir aynı olmaması, " ibaresinin zayıf ayırt edicilik gücü ve tanınmışlık ileri sürülen alan ile davalı markalarının tesciline karar verilen hizmet sınıfları yönünden doğrudan bir ilginin kurulamayacağı,bu hizmetler yönünden sağlanacak tescilin, davacı markalarının ayırt ediciliğine ve itibarına zarar vermeyeceği gibi davalıya haksız yarar sağlamasının da mümkün olmadığı, bu sebeple KHK'nın 8/4. maddesindeki risklerin gerçekleşmeyeceği, davalı markasının tescilinin ın 7/1(f) maddesi uyarınca aldatıcı olduğu iddiasının da tutarlı olmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile nin 2sayılı kararınıt grupta yer alan “İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri ()” yönünden iptaline, diğer hizmetler yönünden davanın reddine, davalı adına tescil gerçekleşmediğinden markanın hükümsüzlüğü hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalıvekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı ekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ve davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan ve davalı ayrı ayrı alınmasına, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy