MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/01/2012 gün ve 2011/357-2012/46 sayılı kararı onayan Daire’nin 18/06/2013 gün ve 2012/13920-2013/12816 sayılı kararı aleyhinde davalı ... vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı işyerinin bulunduğu işhanında, 24.12.2003 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde sigortalı işyerinin maddi zarara uğradığını, yangın çıkan işhanının davalı ... İl Özel İdaresi'nin mülkiyetinde olup, davalının yangından korunma yönergesi şartlarını ihlal etmesi ve bina maliki sıfatıyla sorumlu olduğunu, itfaiye raporuna göre davalılar ... ve ...'ın yangına sebebiyet verdiklerini, diğer davalıların da yangının çıkmasında kusurlu olduklarını ileri sürerek, 40.000,00 TL'nin faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Valiliği İl Özel İdaresi vekili, müvekkiline yüklenecek herhangi bir kusur bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davalı İl Özel İdaresi'nin 818 sayılı BK 58. maddesi uyarınca bina maliki olarak, davalı ... ile ...'nin yangına sebebiyet vermeleri nedeniyle sorumlu oldukları, diğer davalılara TEDAŞ ve ... yönünden bu davalılara yöneltilen sorumluluk ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının bulunmadığı gerekçesiyle, davalılar Ankara Valiliği İl Özel İdaresi, ... ve ... hakkındaki davaların kabulü ile 40.000,00 TL'nin faiziyle tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine dair verilen kararın ... vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 18.06.2013 günlü ilamıyla davacı vekilinin asıl karara yönelik temyiz isteminin
süre yönünden reddine, davacı vekilinin tavzih istemine ilişkin ek karara yönelik temyizi ile davalı ... vekilinin asıl karara yönelik temyiz isteminin ise yerinde görülmeyerek reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı ... vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı ...'nden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 05/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalılardan Ankara İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten ...aleyhine açtığı davada, bu davalının, bina sahibi sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürmüştür.
Mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 58. maddesine göre, bina sahibi, binanın yapım bozukluğu ve bakım eksikliğinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Ancak, mücbir sebep zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurunun varlığı halinde, bina sahibi sorumluluktan kurtulabilir.
Dava konusu zarara neden olan yangının, binanın yapım bozukluğu veya bakım eksikliğinden kaynaklanmadığı, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle, zararla yapım bozukluğu veya bakım eksikliği arasındaki illiyet bağının kesilmesi sebebiyle, davalı İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği aleyhine aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, bu davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekirken, Dairemizce karar onanmıştır.
Bu nedenle, davalı ... İl Özel İdare Müdürlüğüne izafeten Ankara Valiliği vekilinin karar düzeltme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyoruz. 05.12.2013
Full & Egal Universal Law Academy