Taraflar arasında görülen davada verilen 11.07.2013 tarih ve 2012/196-2013/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilininibareli tescilli markasının bulunduğunu,markasının tanınmış bir marka olduğunu, davalının ise, müvekkili ile hiçbir organik veya fiili bağlantısı olmamasına rağmen iş yerinde bareli bir tabela astığını, bu tabelayı kaldırması için davalıya ihtarname gönderilmesine rağmen davalının eylemine devam ettiğini, davalı tarafın 35. sınıftaki hizmetler bakımındanibaresini mağaza, unvan ve işletme adı olarak ve markasal biçimde kullandığını, davalı tarafından kullanılan ibareli tabela nedeniyle müvekkilinin tanınmışlığından haksız yararlanmasının söz konusu olduğunu, müvekkilinin bayisiymiş gibi bir izlenim yaratmaya çalıştığını, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, markanın işletme adı olarak kullanılmasının da yasal bir kullanım olmadığını, ticaret ünvanına da tecavüzün söz konusu olduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüzünün durdurulmasını, hukuka aykırı kullanımının engellenmesini, ticaret unvanına vaki tecavüzün men'ini, haksız rekabetin tespitini, men'ini, ortadan kaldırılmasını, tabela etiket ve sair araçların imhasını, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, dava dışı bayisi olduğunu, bayisi olduğu şirketin sahibinin soyadının da olduğunu ve tescilli markasının bulunduğunu, onun talebiyle iş yerine " " tabelasını astığını, husumet yöneltilecek ise bu şirkete yöneltilmesini, kendisinin sadece bayi olduğunu, markaya tecavüz ya da haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının unvanını tescil ettirmiş olup kullanma hakkına sahip olduğu, aynı zamanda BOYNER ibareli tescilli markasının bulunduğu, davalının ise tescilli ticaret unvanı yada markası bulunmaksızın iş yerinde " ibareli tabela kullandığı, ihtiyati .../...
-2-
tedbirin infazı sırasında dava konusu tabelanın indirilmesi için davalıya uyarı yapıldığı ancak davalının gereğini yapmadığı, davalının dava dışı şirketin bayisi olmasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı, davalı tarafın dayandığı dava dışı 3. kişiye ait markanın 25. sınıftaki emtiayı kapsamasına rağmen davalının kullanımının 35. sınıftaki “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” biçimindeki hizmet kapsamında olduğu, kaldı ki 25. sınıfta tescilli markanın büyük harfler ve düz yazı karakteri ile olmayıp küçük harflerle, yıldız logosu ile ve el yazısı biçiminde bir şekil unsuru ile tasarlanmış bir marka olduğu, buna karşılık mağazadaki tabelada kullanılan markasının davacının 35. sınıftaki hizmetleri kapsayan tescilli markaları olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının iş yerindeki ibaresini içeren kullanım şekilleri itibariyle eyleminin, davacının marka hakkına ve ticaret ünvanına tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeniyle davalının bu tecavüzünün durdurulmasına, ticaret unvanına vaki tecavüzün men'ine haksız rekabetin tespitine ve men'ine, ortadan kaldırılmasına, davalıya ait iş yerindeki düz şekilde ve büyük harflerle yazılı ibareli tabela kaldırılmış olduğundan tabela hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, davalının bu şekildeki kullanımını içeren etiket ve kartvizitlerin toplatılarak karar kesinleştikten sonra imhasına ve karar özetinin ilanına karar vermiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.